9 Ocak 2026 Cuma


21:20   TOROSLAR’DA BIN FIDANLA YEŞIL GELECEK: AĞAÇLANDıRMA SEFERBERLIĞI BAŞLADı   21:05   CHP 2026’YA VITES YÜKSELTTI: ÖZGÜR ÖZEL’DEN “EN UZUN SEÇIM KAMPANYASı” MESAJı   20:50   SINAN ATEŞ DAVASıNDA KRITIK DURUŞMA: “BU BIR TESADÜF DEĞIL, PLANLı BIR CINAYET”   20:33   MERSIN BAROSU’NDAN ÇARPıCı ÇAĞRı: “BU BIR MESLEK MESELESI DEĞIL, HUKUKUN YAŞAMA MESELESIDIR”   20:24   AKDENIZ BELEDIYESI’NDEN 7/24 TEMIZLIK SEFERBERLIĞI   16:38   ABD’NIN MINNEAPOLIS KENTINDE GÜMRÜK MUHAFAZA GÖREVLISI TARAFıNDAN ÖLDÜRÜLEN KADıNıN ÜÇ ÇOCUK ANNESI OLDUĞU ÖĞRENILDI   16:35   DEM PARTI’DEN TBMM’DE ’HALEP’ TEPKISI: "BUGÜN TÜRKIYE’YE DÜŞEN ORADAKI ÇETELERIN SıRTıNı SıVAZLAMAK DEĞILDIR"   15:21   ÜMIT ÖZDAĞ: “PKK TERÖR ÖRGÜTÜNÜ SURIYE ÜZERINDEN MEŞRULAŞTıRMA GIRIŞIMI, TÜRKIYE’YE KURULMUŞ BIR SIYASI TUZAKTıR”   15:15   CHP’DEN İYİ PARTI’YE ZIYARET... TURHAN ÇÖMEZ: "30 MILYON VATANDAŞ AÇLıK SıNıRıNıN ALTıNDA YAŞıYORSA, IKTIDAR SAHIPLERININ HESAP VERMESI GEREKIR"   15:13   19 MART EYLEMLERINDE GÖZALTıNA ALıNAN ODTÜ ÖĞRENCILERI BERAAT ETTI   15:01   NUMAN KURTULMUŞ: SANKI MECLIS’TE TECAVÜZ VE ISTISMAR HER GÜN OLUYORMUŞ GIBI BIR ALGıYı ORTAYA KOYMAK TBMM’YE HAKARETTIR   14:59   CHP’DEN YENI YOL GRUBU’NA ZIYARET… GÖKHAN GÜNAYDıN: "16 MILYON EMEKLIMIZ KAN AĞLARKEN, MECLIS’IN, TÜRKIYE’NIN GÜNDEMIYLE MEŞGUL OLMASı GEREKIR"   14:57   CHP’LI BÜYÜKŞEHIR BELEDIYE BAŞKANLARı 16-18 OCAK’TA MERSIN’DE BIR ARAYA GELECEK   13:42   “TOROSLAR’DA ORTAK AKıL BELEDIYECILIĞI: BAŞKAN YıLDıZ, KıRSAL MAHALLELERDE ÇÖZÜM İÇIN SAHADA”   13:35   “METIN GÖKTEPE’NIN 30. YıLıNDA: BASıN ŞEHITLERINE SAYGı VE MINNET”   13:31   “ÇIĞ SÜT FIYATı ÜRETICIYI ZORLUYOR: GÜRER’DEN SERT TEPKI!”   13:25   YENIŞEHIR’DE 2026’YA GÜÇLÜ BAŞLANGıÇ: MECLISTEN TEMIZLIK VE YEŞIL KENT VIZYONU!   13:18   “GENÇLERE MÜJDE DEĞIL, GEÇIM HESABı: GÜLCAN KıŞ’TAN SERT TEPKI”   13:10   MERSIN’DE ÇEVRE SEFERBERLIĞI: BÜYÜKŞEHIR DOĞAYı 7/24 KORUYOR   12:47   “ADANA İSTIKLÂL MADALYASı’Nı BEKLIYOR: DR. MÜZEYYEN ŞEVKIN’DEN MECLIS KÜRSÜSÜNDE ÖZGÜRLÜK VE ADALET ÇAĞRıSı”  
 
     
   

Ümit Özdağ: “PKK terör örgütünü Suriye üzerinden meşrulaştırma girişimi, Türkiye’ye kurulmuş bir siyasi tuzaktır”


Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Edirne’de yaptığı "Millet Toplantısı"nda asgari ücret, emekli zamları, esnafın durumu ve sığınmacı politikası üzerinden Cumhur İttifakı’nı eleştirdi. İran, Suriye ve İsrail’e ilişkin uyarılarda bulunan Özdağ, “PKK terör örgütünü Suriye üzerinden meşrulaştırma girişimi, Türkiye’ye kurulmuş bir siyasi tuzaktır” dedi. 13 maddede siyasi ve güvenlik önerilerini açıklayan Özdağ, beyin göçüyle gidenleri “Zafer Havayolları” adını verdiği programla geri getirmeyi hedeflediklerini söyledi.

 

Tarih : 8 Ocak 2026 Perşembe 15:21   Okunma : 475

Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Edirne’de "Millet Toplantısı" kapsamında düzenlenen buluşmada yurttaşlara seslendi. Konuşmasına “Sevgili İstanbullular, sevgili Zafer Partililer” diyerek başlayan Özdağ, ocak ayı boyunca İstanbul’da ilçe ilçe dolaşmaya devam edeceğini, genel başkan yardımcılarının da 28 ilde sahada olacağını belirtti. Esnafı, emeklileri, işçileri ve sivil toplum kuruluşlarını dinlediklerini anlatan Özdağ, hem ekonomik tabloya hem de iktidarın iç ve dış politikasına sert eleştiriler yöneltti.

“Esnaf Cumhur İttifakı’nın gündeminde sadece Maliye Bakanlığı’nın kestiği cezalarla var”

Özdağ, sahada en çok emekli, işçi ve esnafın geçim derdini dinlediklerini belirterek asgari ücret ve emekli zamlarına tepki gösterdi. Aralık ayında açıklanan enflasyon sonrası SGK ve BAĞ-KUR emeklilerine yüzde 12, memur ve memur emeklilerine yüzde 18 zam verildiğini hatırlatan Özdağ, işçilerden sonra memur ve emeklilere de “açlık ve yoksulluğun reva görüldüğünü” dile getirdi.

“16 milyon 800 bin emekli, dul ve yetim yıllardır yok sayılıyor, kaderlerine terk ediliyor” diyen Özdağ, Cumhur İttifakı’nın gündeminde çalışanlar, emekli, dul ve yetim olmadığını belirterek “Esnaf Cumhur İttifakı'nın gündeminde sadece Maliye Bakanlığı'nın kestiği cezalarla var" dedi. Özdağ, semt pazarında siftahsız dükkân kapatan esnafı, pazara gelip boş fileyle dönmek zorunda kalan emeklileri, Üsküdar’da 72 yaşında olmasına rağmen aç kalmamak için hâlâ ücretli çalışmak zorunda olan emeklileri dinlediklerini anlattı.

“Sarayda lüks içinde yaşayanlar, çöpten yemek toplayan emeklinin farkında değiller”

İktidarın toplumun yoksullaşan kesimlerinden koptuğunu belirten Özdağ, şu ifadeleri kullandı:

“Sarayda lüks içinde yaşayanlar beli bükülmüş emekli amcanın açlık, yoksulluk ve sefaletiyle ilgilenmiyorlar. Çöpten yemek topladığının farkında değiller. Ucuz otel odalarında kuru ekmekle karınlarını doyurmaya çalıştıklarının farkında değiller ve farkında olmamaya da devam edeceklerini her tavırlarıyla gösteriyorlar.”

“Ver yetkiyi, gör etkiyi” söylemini hatırlatan Özdağ, Cumhur İttifakı’nın “güven ve istikrar” sözü verip yurttaşları “açlığa, yoksulluğa ve kuru ekmeğe mahkûm ettiğini” söyledi. Türk sanayisinin rekabet gücünü kaybettiğini savunan Özdağ, tekstil başta olmak üzere birçok fabrikanın Mısır, Fas, İtalya ve Balkan ülkelerine taşındığını, Türk sanayicisinin yüzde 40–50 faizle kredi kullanırken Almanya’daki sanayicinin yüzde 3 faizle kredi alabildiğini dile getirdi.

Devlet ihalelerinin “sürekli aynı birkaç şirket tarafından alındığını” iddia eden Özdağ, “mavi kanlı ailelerin çocuklarının birden fazla yerden gelir elde ettiğini, buna karşılık yurttaşların çocuklarının işsiz kaldığını” öne sürdü.

“Ülke zengin ama Türk milleti fakir; israfı bitireceğiz, sığınmacılara giden parayı Türk milleti için harcayacağız”

Türkiye’nin zengin bir ülke olduğunu, ancak kaynakların adil dağıtılmadığını belirten Özdağ, “Küçük bir azınlığın İsviçre standartlarında, büyük çoğunluğun Irak standartlarında yaşamaya mahkûm edildiğini” söyledi. Bunun nedenini “yanlış kaynak kullanımı ve israf” olarak ifade eden Özdağ, Zafer Partisi iktidarında israfı bitirme sözü verdi. Özdağ, şöyle konuştu:

“Sığınmacı ve kaçakları bir sene içinde devletler hukukuna uygun olarak vatanlarına yollayacağız. Sığınmacılara her yıl Türk milletinin cebinden verilen 11 milyar dolar parayı Türk milleti için harcayacağız. Hırsızlığı, yolsuzluğu, talanı durduracağız. Her yıl yurt dışına insani yardım adı altında aktarılan 7 milyar doların aktarılmasını durduracağız. Bu parayı Türk milleti için harcayacağız. Uçulmayan havaalanlarının, kullanılmayan otoyolların rantını sona erdireceğiz.”

“Uçulmayan havaalanlarının kullanılmayan otoyolların rantını sona erdireceğiz” diyen Özdağ, bu yatırımları işleten şirketleri “masaya davet edeceklerini”, ülkenin kaynaklarının “küçük bir grup rantçı müteahhit tarafından geleceğin ipotek altına alınacağı şekilde sömürülmesine izin vermeyeceklerini” söyledi.

“Zafer Partisi iktidarında açlık ve yoksulluk bitecek”

Özdağ, 13 milyon sığınmacı ve kaçağın vatanlarına dönüşünün yalnızca Zafer Partisi tarafından sağlanabileceğini savunarak, aynı kararlılıkla ekonomik alanda da vaatlerde bulundu. Özdağ, sığınmacı ve kaçakların vatanlarına döneceğini, açlık ve yoksulluğun sona ereceğini, işçi, memur, köylü ve emeklinin “yeniden hakkını alacağını”, asgari ücretin yoksulluk sınırının altında olmayacağını ve “standart ücret” haline gelmeyeceğini, en düşük emekli aylığının emekliyi açlığa mahkûm etmeyeceğini, emeklilerin onurlu bir yaşam süreceğini söyledi.

Türkiye’nin tarımda yeniden kendine yeten ülke hâline getirileceğini belirten Özdağ, suyun verimli kullanılacağını, kuraklık sorununa çözüm bulunacağını ifade etti. “Anadolu Kalesi Projesi” ile “Türkiye’nin demografik işgaline son vereceklerini” dile getiren Özdağ, “Tertemiz Türkiye Projesi” kapsamında uyuşturucu ve sanal kumar baronlarının kökünü kurutacaklarını, gençleri bu “pislikten” kurtaracaklarını savundu.

Küresel krizler, İran ve Suriye uyarıları

Konuşmasının geniş bir bölümünde dış politika ve güvenlik başlıklarına da yer veren Özdağ, Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro yapılan operasyon, Orta Doğu ve Karadeniz’deki çatışmalar ile ABD’nin olası adımlarına dikkat çekti. ABD ve İsrail’in İran’a yönelik ikinci bir saldırı için hazırlık yaptığına dair haberleri hatırlatarak, Karadeniz’in kuzeyinde Rusya–Ukrayna savaşının sürdüğünü, ateşkesten hâlâ uzak olunduğunu söyledi.

İran coğrafyası üzerinde “İran, Rusya ve Çin’in bir tarafta; ABD ve İsrail’in diğer tarafta olduğu büyük bir savaş ihtimaline” değinen Özdağ, böyle bir tabloda Türkiye’nin ağır şekilde etkilenebileceğini, İran’dan yoğun bir göç dalgasının sürpriz olmayacağını belirtti. Türkiye’nin yeni sığınmacı alacak kapasitesinin kalmadığını vurgulayan Özdağ, PKK’nın İran’ın Güney Azerbaycan bölgesindeki Türklere olası saldırıları konusunda da şimdiden düşünülmesi gerektiğini dile getirdi.

“İsrail’in Suriye üzerindeki kontrolü arttı, Türkiye geri plana itiliyor”

Özdağ, Suriye sahasında artan gerilime ve Türkiye açısından ortaya çıkan risklere de işaret etti. HTŞ ve PYD arasındaki çatışma ihtimalinin büyüdüğünü, Suriye’nin yeniden iç savaşa sürüklenme riskinin bulunduğunu söyledi. Özdağ, bu tablonun Türkiye için “tekrarlanan sığınmacı akını ve güvenlik riskleri” anlamına geldiğini belirtti.

Suriye’nin kuzeyinde YPG’nin kontrol alanına ilişkin değerlendirmesinde Özdağ, YPG’nin “1,5 milyonluk nüfusla Suriye topraklarının yüzde 35’ini, devletin ise yüzde 40’ını kontrol etme talebinde bulunduğunu” ifade etti. Paris’te yapılan üçlü toplantıya atıf yapan Özdağ, "İsrail'in Suriye üzerindeki kontrolünün arttığını ve Türkiye'nin geri plana itildiğini görüyoruz" dedi.

Özdağ, anlaşmalarla İsrail’in ortak mekanizmalar üzerinden Suriye’yi siyasi denetim altına alacağını, Güney Suriye’de askerden arındırılmış ortak ekonomik bölge önerisiyle bölgedeki İsrail varlığının meşrulaştırılmaya çalışıldığını savundu. Özdağ, 1974 Kuvvetler Ayrışması Anlaşması’nın yeniden işler hâle getirilmesi girişimlerine karşı İsrail’in varlığının “siyasi bölünmeye kapı aralayacağını” dile getirdi.

“Öcalan Cumhur İttifakı’nı başarıyla oyalıyor ve YPG’ye zaman kazandırıyor”

Özdağ, Suriye’nin kuzeyinde PKK–PYD–SDG hattına ilişkin değerlendirmesinde, bu yapının Şam’a entegre edilmesi fikrini Türkiye açısından büyük risk olarak niteledi. “PKK, PYD’nin bir koludur ve Şam’a entegre olması onu meşrulaştırmaz” diyen Özdağ, “Öcalan Cumhur İttifakı'nı başarıyla oyalıyor ve YPG'ye zaman kazandırıyor. PKK terör örgütünü Suriye üzerinden meşrulaştırma girişimi, Türkiye'ye kurulmuş bir siyasi tuzaktır" ifadesini kullandı.

Özdağ, Suriye’de artan gerilimin “dış destekli terör örgütleri arasında güç mücadelesinden kaynaklandığını”, Suriye’nin geleceğine sadece Suriye halkının karar vermesi gerektiğini ifade etti. Barış ve istikrar için terör örgütlerinin “vekil ve taşeron silahlı yapılar olarak kullanılmasına son verilmesi” ve Suriye devletinin bütünlüğünün sağlanmasının ilk adım olması gerektiğini savunan Özdağ, bu süreçte, çatışmaların artması halinde “Batı Türkmeneli’ndeki Türk soydaşlara acilen ve etkili biçimde sahip çıkılması gerektiğini” vurguladı.

“Cumhur İttifakı Suriye’deki Türkmenleri yok sayıyor”

Suriye’de yükselen federe yapı tartışmalarında yalnızca PKK–PYD’nin değil, “Nusayriler arasında da federe bölge taleplerinin arttığını” söyleyen Özdağ, yaklaşık 4 milyon olduğuna işaret ettiği Suriye Türkmenlerinin ise “Cumhur İttifakı ve ana muhalefet tarafından yok sayıldığını” öne sürdü.

Türkiye’nin güvenlik ve istikrarına yönelik tehlikelerin “alarm seviyesine” ulaştığını ifade eden Özdağ, birçok bölgesel gelişmenin Türkiye için tehdit hâline gelmesinin nedeninin “önce AK Parti’nin, sonra Cumhur İttifakı’nın yanlış politikaları” olduğunu savundu. “Beşar Esad’ı devirmek” hedefi olmasaydı bugün ne milyonlarca Suriyeli sığınmacının ne de Suriye’nin kuzeyinde bir PKK–PYD bölgesinin ortaya çıkmayacağını iddia eden Özdağ, mayınların sökülmesi nedeniyle “milyonlarca Afgan’ın Türkiye’ye geldiğini” dile getirdi.

15 Temmuz sonrasında askeri hastanelerin kapatılmasına da değinen Özdağ, çatışan bir ordunun askeri sağlık sistemine ihtiyaç duyduğunu belirterek GATA başta olmak üzere askeri sağlık kurumlarının yeniden açılması gerektiğini söyledi.

13 maddelik iç ve dış politika önerisi

13 başlıkta önerilerini sıralayan Özdağ, şunları söyledi:

"'Düşman ceza hukuku' uygulamalarına son verilmesi, Anayasa Mahkemesi kararlarının uygulanması, yargı bağımsızlığının güçlendirilmesi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin gasbedilen yetkilerine yeniden kavuşması.

Bakan yardımcılığı uygulamasının kaldırılarak müsteşarlık sistemine dönülmesi.

Bakanlıkların 2017 öncesi yetkilerine kavuşması, “saray bürokrasisi yerine devlet bürokrasisinin” geçmesi.

Kuvvet Komutanlıkları ve Jandarma Genel Komutanlığı’nın Genelkurmay Başkanlığı’na, Genelkurmay’ın ise Millî Savunma Bakanlığı’na bağlanması; emir–komuta birliğinin yeniden tesisi.

GATA başta olmak üzere askeri sağlık sisteminin yeniden kurulması.

Askeri yargının yeniden göreve başlaması.

Sığınmacı ve kaçakların vatanlarına dönüş sürecinin başlatılması.

PKK ve siyasi uzantılarıyla her türlü müzakerenin sona erdirilmesi, TBMM’de kurulan komisyonun dağıtılması.

Sınırlarda tam kontrol sağlanması, Ottowa Antlaşması’ndan çekilerek sınırlara yeniden mayın döşenmesi.

Karadeniz’de Montrö rejiminin tavizsiz uygulanmaya devam etmesi.

Doğu Akdeniz’de “Mavi Vatan”dan taviz verilmemesi.

Hava savunma sistemlerinin hızla hazır seviyeye getirilmesi."

Özdağ, bu maddeleri “Zafer Partisi’nin devlet ciddiyeti ve sorumluluğuyla hazırlanmış önerileri” olarak tanımladı.

NATO ve Grönland örneği

ABD’nin Grönland’a olası saldırı ihtimalini tartışırken ortaya çıkan tabloyu da gündeme getiren Özdağ, hem ABD’nin hem Danimarka’nın NATO üyesi olduğunu hatırlattı. ABD’nin saldırı durumunda NATO’nun nasıl pozisyon alacağına ilişkin soruların cevapsız olduğunu söyleyen Özdağ, bir AB yetkilisinin “ABD, Grönland’a saldırırsa ABD’deki Amerikan üslerine el konulacağı” yönündeki açıklamasını da aktardı. Özdağ, bunların “cevap bekleyen sorular” olduğunu söyledi.

Beyin göçü ve “Zafer Havayolları”: “Türk doktorlar dövülmeyecekleri için geri dönecek”

Konuşmasının sonunda beyin göçüyle ilgili bir soruyu da yanıtlayan Özdağ, “Zafer turizm politikası” ile sığınmacıları vatanlarına göndermeyi hedeflerken “Zafer Havayolları” adını verdiği politikayla da yurt dışına giden parlak beyinleri geri getirmeyi amaçladıklarını anlattı.

“Bu insanlar Türkiye'yi sevdikleri için gittiler. Sevmedikleri için gitmediler. Devlet aklına ve millet vicdanına uygun düşmeyen uygulamalardan, liyakatsizlikten, hukuksuzluktan yılarak gittiler” diyen Özdağ, Türk doktorların yurt dışında kalma gerekçesine dair sık duydukları bir örneği "Almanya'da doktora sorduğunuz zaman neden gittiğini, ‘Hastaneye giderken dövülmeyeceğimi biliyorum’ diyor. Başka bir şey söylemeye gerek var mı" diyerek aktardı.

Özdağ, Zafer Partisi iktidarında hastanelerde hiçbir doktorun dövülmesine izin verilmeyeceğini, bu nedenle Türk doktorların ve nitelikli beyinlerin geri döneceğini savundu.

“Takdir Türk milletinindir”

Konuşmasını “Olağanüstü kritik ve zor günlerden geçiyoruz” sözleriyle özetleyen Özdağ, Zafer Partisi’nin “günlük ve kısır tartışmaların dışında, devlet ciddiyetiyle millet meselelerine odaklandığını” söyledi. Cumhur İttifakı’nın politikalarının Türkiye’yi yeni badirelere sürüklediğini savunan Özdağ, partisinin hem sert eleştiri yaptığını hem de çözüm önerilerini ortaya koyduğunu belirterek, “Takdir tabii ki Türk milletinindir ve biz de Türk milletinin zaferi için çalışmaya devam edeceğiz” dedi.






Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!





  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
  YAZARLAR
 


 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
altioksiyaset.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA