Eski Ülkü Ocakları Eğitim ve Kültür Vakfı Başkanı, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sinan Ateş’in öldürülmesine ilişkin ana davadan ayrılan dosyaların birleştirilmesinin ardından yargılama Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam etti.
Cinayetten önce Sinan Ateş’e ilişkin bazı bilgilerin temin edilmesi ve cinayetin ardından faillerin gizlenmesine yardım edilmesiyle suçlanan, aralarında eski Ülkü Ocakları yöneticileri ve bir polisin de bulunduğu 8 sanık duruşmada hakim karşısına çıktı. Duruşmaya sanıklar, avukatları ile birlikte Ayşe Ateş, Saniye Ateş ve Ateş ailesinin yakınları katıldı.
“Olaydan Haberim Yok” Savunmaları
Ana dosyada “keşifçi” olarak cezalandırılan Suat Kurt’u evinde sakladığı iddia edilen tutuklu sanık Yunus Hasar, olaydan haberi olmadığını savunarak Suat Kurt’u aile dostu aracılığıyla tanıdığını söyledi.
Sanık Suat Yılmazzobu ise Ayşe Ateş’in kimlik bilgilerinin sorgulatılması ve mesaj kayıtlarına ilişkin suçlamaları reddetti. “Ekip kurduk, kafasına sıkacağız” mesajının sorulması üzerine bunun alacak meselesi nedeniyle “anlık öfkeyle” yazıldığını öne sürdü. Avukatı, dosyadaki dijital delillerin hukuka aykırı şekilde elde edildiğini savunarak beraat talep etti.
İhraç Edilen Emniyet Mensuplarından Savunma
Meslekten ihraç edilen eski komiser Talha Atalay, Tolgahan Demirbaş’a gönderdiği bilgi notunun sosyal medyada dolaşan bir mesaj olduğunu savundu. Eski Cinayet Büro Amiri Mustafa Ensar Aykal ise olay günü yaptığı telefon görüşmelerini hatırlamadığını belirterek adli kontrolün kaldırılmasını istedi.
Ayşe Ateş’ten Mahkemeye Çarpıcı Sözler
Duruşmada söz alan Ayşe Ateş, eşinin öldürülmeden önce kendisine ve ailesine, “Ahmet Yiğit Yıldırım beni öldürtmek için kiralık katil arıyor” dediğini ifade etti. Cinayetin arkasındaki ilişkilerin yeterince araştırılmadığını vurgulayan Ateş, şu soruyu yöneltti:
“Bunca sanık ve bağlantı varken, bu dosya neden örgütlü suçlar kapsamında yürütülmüyor?”
“Bu Dava Üst İsimler Yargılanmadan Bitmez”
Anne Saniye Ateş ve ablalar Selma–Sevda Ateş, cinayetin azmettiricilerinin yargı önüne çıkarılmadığını belirterek, kamuoyunun vicdanını rahatlatacak gerçek bir yargılama talep etti.
Mahkemenin Kararı
Mahkeme heyeti;
-
Hukuka aykırı delil iddialarını,
-
Sanıkların tutuklanması ve adli kontrolün kaldırılması taleplerini reddetti.
Buna karşılık;