
Mersin’de erkek arkadaşı tarafından başından ateşli silahla vurularak yaşamını yitiren Hiranur Nilgün Aygar’ın (16) ölümüne ilişkin davanın ikinci duruşması, Mersin 5. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Kamuoyunun yakından takip ettiği duruşmada, sanıkların tutukluluk hallerinin devamına karar verildi.
Duruşmaya; Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir, Baro yöneticileri, Çocuk Hakları ve Kadın Hakları Merkezi temsilcileri, Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği, Mersin Kadın Dayanışma Komitesi, gönüllü avukatlar ile Hiranur’un ailesi ve arkadaşları katıldı. Tutuklu sanıklar Hüseyin Arda Ş. (19), Mustafa Z. (27) ve Nazmi Ç. (20) duruşmaya SEGBİS aracılığıyla bağlandı.
Tutukluluk Devam, Duruşma 13 Mart’a Ertelendi
Tanıkların dinlenmesiyle başlayan duruşmada mahkeme heyeti, üç sanığın tutukluluk halinin devamına hükmetti. HTS kayıtlarında sanıklarla iletişimi tespit edilen kişilerin tanık olarak dinlenmesi talebi kabul edilirken, katılan vekillerinin kovuşturmanın genişletilmesi yönündeki talepleri reddedildi. Dava 13 Mart tarihine ertelendi.
“Hiranur İçin Adalet Mücadelemizi Sürdüreceğiz”
Duruşma sonrası Mersin Adliyesi önünde yapılan basın açıklamasında konuşan Mersin Barosu Başkanı Av. Gazi Özdemir, Baro’nun davaya müdahillik talebinin reddedilmesine rağmen süreci gözlemci sıfatıyla takip ettiklerini vurgulayarak,
“Hiranur için adalet sağlanana kadar bu davanın takipçisi olacağız” dedi.
“Dosyada Başka Failler Olabileceğine Dair Şüphemiz Güçlendi”
Önce Çocuklar ve Kadınlar Derneği gönüllü avukatı Av. Derya Demir ise sanık Hüseyin Arda Ş.’nin yoğun bir uyuşturucu ticareti trafiği içinde olduğunun raporlarla sabit olduğunu belirterek,
“HTS kayıtları sanık beyanlarıyla örtüşmüyor. Hiranur’un başka kişilerin bilgisi dahilinde öldürülmüş olabileceğine dair şüphemiz arttı. Kamuoyunun desteği yargılamanın sağlıklı yürütülmesi açısından çok kıymetli” ifadelerini kullandı.
“Bu Sadece Bir Cinayet Davası Değil, Çocukların Yaşam Hakkı Davasıdır”
Mersin Barosu Çocuk Hakları Merkezi Başkanı Av. Duygu Akat Özkale, davanın yalnızca bir ceza yargılaması olmadığını vurgulayarak,
“16 yaşındaki bir çocuğun hayattan koparılması, devletin çocukları koruma yükümlülüğünün ağır ihlalidir. Takdiri indirim uygulanmaksızın, faillerin en üst sınırdan cezalandırılması için sürecin her aşamasında buradayız. Hiranur için adalet, tüm çocuklar için güvenli bir gelecek istiyoruz” dedi.
“Toplumsal İlgi Kamuoyu Baskısı Yaratıyor”
Mersin Barosu Kadın Hakları Merkezi Başkanı Av. Gülce Dida Çavdar da toplumsal cinsiyet eşitsizliğine dikkat çekerek,
“Toplumun duruşmalara gösterdiği ilgi, cezasızlıkla mücadelede güçlü bir kamuoyu baskısı yaratıyor. 13 Mart’taki duruşmaya herkesi desteğe çağırıyoruz” diye konuştu.