CHP Genel Başkanı Özgür Özel, TBMM'de düzenlenen partisinin grup toplantısında şunları kaydetti:
"Türkiye 2018'den bu yana artık bütün yetkileri bünyesinde toplayan aynı dolmakalemle sabah vali, öğleden sonra il başkanı atayan, aynı mürekkeple kaymakam, ilçe başkanı atayan hem bir partinin genel başkanı hem cumhurbaşkanlığı yapan birinin çoklu makam bozukluğuyla büyük ve içinden çıkılamaz krizlere sürükleniyor. Bir ekonomik kriz içindeyiz ki tek adam rejimi başladığından beri bitmek bilmiyor. Bunun yanında yargı krizi, sosyal krizler herbiri bu ülkenin canını ayrı ayrı yakıyor. Bugün asgari ücretliler, emekliler, çiftçiler tarihin en borçlu dönemini yaşarken yüksek faiz, yüksek enflasyon hepimizin belini büktü. AK Parti'nin bu sıkıntıları çözecek kadroları da becerisi de, enerjisi de yok. Öyle bir ihtimal yok artık. O yüzden AK Parti'yle milletin arasına giren mesafeyi görmek lazım. CHP gerçek siyaseti meydanlarda, sokaklarda, vatandaşın yanında yaparken kışın sıcak, yazın serin salonlardan polemik yapanların ürettikleri siyaseti de utanarak izliyor.
"Emeklinin tabağına koyacak yemeği yok adam altın tabakları sergileyecek"
Millet bu taraftayken Erdoğan bambaşka bir alemde. Geçen gün konuşmasında 'bu fakirin İstanbul'da bir müzesi var' diyor. Oraya müze yapıp kendisine verilen hediyeleri sergileyecekmiş. Bu salondaki emeklinin tabağına koyacak yemeği yok adam Katar Emirinden aldığı altın tabakları sergileyecekmiş. Sen cumhurbaşkanısın. Cumhurbaşkanının müzesi olmaz, Atatürk'ün, İnönü'nün müzesi mi var? Cumhurbaşkanına ne verildiyse devletin müzesinde durur. Kendi kendisini ihbar ediyor. Yalvardık Siyasi Ahlak Yasası çıkartalım diye. Bunu Sayın Davutoğlu desteklediğinde 'siyaset yapacak ilçe başkanımız kalmaz' diye tarihin en büyük itirafında bulunmuştu. Sayın Davutoğlu, 'hırsızlık yapan kardeşim olsa kolunu keserim' dedi siyaseten operasyon başlattılar. O ahlak yasası çıksa milletvekiline, cumhurbaşkanına verilecek hediye belli, hangi tutarın üstü kayda tabi, hangisi devletin müzesine konulur hepsi belli. Bunları yapmamış şimdi 'bu fakir' müze açacakmış Kasımpaşa'da. Sen Kasımpaşa'da müze açmaya devam et biz o Kasımpaşa'ya aslanlar gibi hizmet etmeye devam ediyoruz. Kasımpaşa'da emekli evleri, emekli lokalleri açıyoruz. Kasımpaşa'daki okula su sebili koyuyoruz ki zenginin çocuğu kana kana su içerken fakirin çocuğu okulun tuvaletindeki çeşmeye ağzını dayamasın diye.
"Biz bu ülkenin yoksullarını onların insafına bırakmayacağız"
Sayın Erdoğan bir kelimeyi unuttu; emekli... Emekli kelimesini ağzına almıyor, lugatından silmiş. Onun için emekli yok, asgari ücretli yok. Ama biz bu ülkenin yoksullarını onların insafına bırakmayacağız. Bugün bu salonda Türkiye'deki tüm emeklileri temsilen grubumuz Meclis'i terketmeme kararı aldığında harekete geçen, bu eylemliliği destekleyen, buraya koşan gelen emekliler var. İki emeklinin evladı olarak boğazından devlet memurunun, emeklinin aldığı maaş sonra devletin ödediği ilaç faturaları dışında bir kuruş geçmemiş partinin genel başkanı olarak söylüyorum; sizin onur mücadeleniz hepimizin onurudur. Sizin için sonuna kadar mücadele edeceğiz.
AKP, emeklinin düşmanıdır, zenginin dostudur. Geldiklerinde ilk lafları 'emekliye milli gelirden pay vermeyeceğiz, emekli milli geliri arttıran değil azaltanlardır' diye tanımlama yaptılar. Onlar geldiğinde en düşük emekli maaşı 1,5 asgari ücretti. Bugün itiraz ettiğimiz asgari ücret 28 bin lira. Bir buçuk asgari ücret 42 bin lira. Bu salondaki herkes biliyor ki AKP gelmese, emekliye ilişmese bugün beğenmediğimiz asgari ücretin 1,5 katı alarak en az 42 bin lira alıyor olacaktı. CHP olarak her yönüyle bunları çalışıyoruz. O beğenmedikleri koalisyon dönemindeki ekonomik krizden gelip de dönüp dönüp orayı kötüledikleri koalisyonun son verdiği emekli maaşıyla 8 çeyrek altın satın alınabiliyordu. Bugün teklif ettikleri emekli maaşı iki çeyrek altın almıyor. Yani emeklinin kaybı ayda 6 çeyrek altın. İlk seçim sandığında gidip bulacağız.
"Sizlere yaptıkları zulmün daha çok görülmesine, duyulmasına dayanamıyorlar"
Bu sene Temmuz ayında en düşük emekli maaşı alanların sayısı 3,7 milyondu şimdi 4,9 milyon. Yani altı ayda 1,2 milyon kişi daha en düşük emekli maaşı alanlar hanesine eklendi. Biz böyle bir sefalet üzerine hem asgari ücret hem emekli maaşları için çalıştık, teklifimizi yaptık. Asgari ücret 39 bin lira olmalıdır, emekli maaşı bir asgari ücret olmalıdır. Çalıştık, kaynağı hazırladık, teşvik paketini hazırladık. 'Bunu yapamayız' dediler. Asgari ücret tarihte ilk kez açlık sınırının altında açıklandı. Emekli maaşı da enflasyon farkıyla 18 bin 938 lira açıklandı. İnanamadık. Genel Kurul'da Trafik Kanunu görüşüyorlar. Grup başkanvekillerimiz 'biz buradayız ama AKP birazdan kapayıp gider' dediler. Konuştuk, grubumuz oy birliğiyle emekliler için mücadeleye, dikkatleri Meclis'e çekmeye ve emekliler için nöbet tutmaya karar verdi. 6 gündür gece gündüz oradalar. Türkiye'nin gündemine oturttular. AK Parti hazımsızlıkla, etmedik hakaret bırakmıyor millletvekillerimize. Aslında onlar bu meselenin gündeme gelmesini, konuşulmasını, haber olmasını yani sizlere yaptıkları zulmün daha çok görülmesine, duyulmasına dayanamıyorlar. Çatlasalar da patlasalar da emeklinin arkasında durmaya devam edeceğiz.
"Oylarımızı verelim emekliyi de, Meclis'in itibarını da kurtaralım"
Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemi denilen ucube sistem milletle, devletin arasına bir saray koydu. Bu yüzden millet kendi Meclis'inden dahi soğudu, buradan bir şey ummuyor. Ama bugün Sayın Bahçeli konuşmasında emeklilere verilen ücreti söylerken sefalet ücreti dedi. Burada büyük bir fırsat var. Ana muhalefet partisi 7/24 nöbette. En iyi iyileştirme için mücadele edeceğiz. Bin lira verelim diyorlar, sonuna kadar itiraz edeceğiz. Ancak buradaki fırsat şudur; ana muhalefet eylemde, DEM Parti bizim kadar sert eleştiriyor. Yeni Yol grubu bu sefalet maaşına itiraz ediyor. Bir de MHP buna 'sefalet' dedikten sonra bugün herkes samimiyetle lafının arkasında durursa bu Meclis'te artık azınlık değilsiniz çoğunluksunuz. Buradan Sayın Bahçeli'ye saygılarımı sunuyorum; eğer AKP iyi bir teklif getirirse grubumuz iki eliyle oy verir, eğer getirmezlerse bu Meclis sarayın memuru değil ki. Bu Meclis'e her parti ayrı ayrı teklif verebilir. Ortak teklif verebiliriz ve bu 20 bin liraya madem ki sefalet diyoruz getirelim emekli maaşını asgari ücrete eşitleyelim, oylarımızı verelim emekliyi de, Meclis'in itibarını da kurtaralım.
"Sizi görmeyene, sizin için çalışmayana bırakın oy vermeyi sokakta selam bile vermeyin"
Bugün grup başkanvekillerimiz mevkidaşlayla görüşecekler. Hem direnmeye hem diyaloğa devam edeceğiz. Plan Bütçe Komisyonuna gelecek. Burada en iyi noktaya gelmesi için mücadele etmeliyiz. Plan Bütçe'de de Meclis Genel Kurulu'nda da herkes sözünün arkasında durursa bu sefalet maaşını ortadan kaldıracak aritmetik ortadadır. Diğer konularda ayrı düşünürüz, yine tartışırız. Herkes kendi ittifakında kiminle olmak istiyorsa olur ama emeklinin meselesinde bir arada olursak Türkiye'de çok şey değişecek. Bir emekliye en düşük emekli maaşını bir asgari ücret yapmak için lazım olan kaynak 650 milyar lira. 'Böyle bir paramız yok' diyorlar ya bütçede bir kalemde 768 milyar lira var; vazgeçilen Kurumlar Vergisi. Yani kazanmış, kar etmiş vergi ödeyecek o vergiyi ödemesin diye 768 milyar kaynağı buraya koydular ama emeklinin 650 milyar lirasına kaynak yok diyecekler. 2,7 trilyon lira faiz ödüyorlar, lazım olan paranın dört katından fazla.
Biz CHP olarak emekliye dayatılan bu zulme sonuna kadar karşı çıkacağız. Kaynak Plan Bütçe Komisyonu oturacak çalışacak. Gerekirse bütçede kalemler arasında aktarma yetkisi var. Kurtarmazsa ek bütçe yapılacak. Sabaha kadar çalışılacak ama emeklinin sorunu çözülecek. Eğer bu sorunun çözümüne katkı sağlanmazsa, grup kürsülerinden başka konuşulup oylamaya gelince başka davranılırsa o zaman bunu da emekliler takdir edecek. Sizi görmeyeni, sizi duymayanı, sizin için çalışmayana bırakın oy vermeyi sokakta selam bile vermeyin."