6 Şubat 2023’te resmi rakamlara göre 50 binden fazla insanın hayatını kaybettiği büyük depremlerin ardından Hatay’da geçen üç yıl, yaraları sarmaya yetmedi. Kentte enkaz görüntüleri silinse de travma, belirsizlik ve güvencesizlik depremzedelerin gündelik yaşamının parçası olmaya devam ediyor.
200 bin kişi hâlâ konteynerde
Hatay’da yaklaşık 200 bin yurttaş, 20 metrekarelik konteynerlerde yaşam mücadelesi veriyor. Kalıcı barınma ihtiyacı karşılanamazken, kent genelinde altyapı sorunları sürüyor. Elektrik kesintileri günlük hayatı sekteye uğratırken, çevredeki taş ocaklarından yayılan yoğun toz sağlığı tehdit ediyor.
Rakamlar tamam diyor, gerçekler eksik
TOKİ verilerine göre deprem bölgesinde 455 bin, Hatay’da ise 153 bin konut ve iş yeri tamamlandı. Ancak sahadaki tablo bu rakamları doğrulamıyor. Anahtar teslimi yapılan birçok konutta iç tadilatlar bitmediği için yaşam başlamıyor. Isınma altyapısı olmayan evler kış aylarında kullanılamaz halde.
Kurası çekilen ancak yapımı yeni başlayan konutlar, depremzedelerin “normal hayata dönüş” umudunu belirsiz bir geleceğe erteliyor. Yeni evlerine taşınabilen sınırlı sayıdaki yurttaş ise duvarlardan ve pencerelerden sızan suyla, yapı kusurlarıyla baş etmeye çalışıyor.
Şehir kuruldu, yaşam kurulamadı
Yeni yerleşim alanlarının şehir merkezinden uzak noktalara yapılması, Hatay’da ulaşım ve hizmet krizini derinleştirdi. Market, fırın, eczane ve hastane gibi en temel ihtiyaçlara erişim, birçok depremzede için hâlâ ciddi bir sorun.
Hatay halkı bir yandan kaybettiklerinin yasını tutarken, diğer yandan yok olan eski şehirlerinin anılarını ayakta tutmaya çalışıyor. Tozun, çamurun ve belirsizliğin ortasında verilen mücadele, artık sadece hayatta kalmak değil; insanca yaşamak talebine dönüşmüş durumda.
Üçüncü yılın sonunda Hatay’da ortak beklenti net: Kâğıt üstünde değil, gerçek anlamda bir yaşamın yeniden kurulması.