CHP Genel Başkan Yardımcısı, TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu Başkanvekili ve Diyarbakır Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, Türkiye’de kayıp çocuklara ilişkin çarpıcı verilerin ortaya konulması talebiyle Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanıtlaması istemiyle TBMM’ye yazılı soru önergesi verdi.
Tanrıkulu, önergesinde 2008-2016 yılları arasında Türkiye genelinde kayıp olarak kayda geçen çocukların sayısı, bu çocukların yaş, cinsiyet ve demografik dağılımları ile vakaların yıllara göre seyrinin açıklanmasını istedi. Özellikle 11 yaş altı kayıp kız çocuklarının oranına dikkat çeken Tanrıkulu, bu yaş grubundaki kayıpların yıllar içindeki artış ya da azalışının kamuoyuyla paylaşılmasını talep etti.
“Kaçı sağ bulundu, kaçı hâlâ kayıp?”
Önergede, kayıp çocukların akıbetine ilişkin kritik sorular da yer aldı. Tanrıkulu, kayıp olarak kayda geçen çocuklardan kaçının sağ olarak bulunduğunu, kaçının hâlen kayıp olduğunu sordu. Bulunan çocukların ortalama bulunma süresi, ilk 24 saat, ilk hafta ve ilk ay içinde bulunanların oranları ile bu çocukların ailelerine mi teslim edildiği yoksa devlet korumasına mı alındığı da yanıtlanması istenen başlıklar arasında yer aldı.
Ayrıca kayıp çocuk vakalarından kaçının ölümle sonuçlandığı, kaçının adli vaka kapsamına girdiği sorusu da yöneltildi.
İnsan ticareti ve istismar iddiaları
Tanrıkulu, kayıp çocukların cinsel istismar, fiziksel şiddet, ekonomik sömürü ve insan ticareti riskiyle karşı karşıya kalıp kalmadığına ilişkin resmi tespitlerin açıklanmasını talep etti. Bu kapsamda, istismara uğradığı belirlenen çocukların yaş ve cinsiyet dağılımı, vakaların organize suç örgütleriyle bağlantılı olup olmadığı ve çocukların sokakta yaşama, madde bağımlılığı ya da suça sürüklenme riski taşıyıp taşımadığına dair verilerin paylaşılması istendi.
Kurumsal koordinasyon ve ihmal soruları
Önergede, kayıp çocuk vakalarında Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve yerel yönetimler arasındaki koordinasyonun nasıl sağlandığı da sorgulandı. Tanrıkulu, merkezi ve bütünleşik bir ulusal kayıp çocuk veri tabanı bulunup bulunmadığını, varsa hangi kurum tarafından tutulduğunu ve kayıp ihbarlarında ilk 24 saat içinde yapılması gereken işlemlerin mevzuatta açıkça düzenlenip düzenlenmediğini sordu.
Son olarak, kayıp çocuk vakalarında kamu görevlilerinin ihmali veya kusurunun tespit edilip edilmediği, bu kapsamda açılan idari ve adli soruşturma sayıları da Meclis gündemine taşındı.