20 Ocak 2026 Salı


20:01   CHP’DEN EMEKLILER İÇIN SAMIMIYET TESTI: MYK’DA KRITIK KARARLAR, ANKETLERDE BIRINCI PARTI   19:43   “MERSIN’DE TEMIZLIKTE TEKNOLOJI DÖNEMI: BÜYÜKŞEHIR FILOYA 22 YENI ARAÇ EKLEDI”   19:30   TOROSLAR’DA ÇOCUKLARA SANAT DOLU SÖMESTR HEDIYESI: “TATIL BAŞLASıN, PERDE AÇıLSıN”   18:30   “CHP’DEN EMŞAV’A ANLAMLı ZIYARET: ŞEHIT AILELERI VE GAZILERIN SORUNLARı MASADA”   18:25   “MURAT ÇALıK’A HASTANEDE GIZLI MUAMELE: ‘BIR KARE GÖRÜNTÜDEN KORKUYORLAR’”   16:20   EN DÜŞÜK EMEKLI AYLıĞıNıN 20 BIN LIRAYA YÜKSELTILMESINE ILIŞKIN TEKLIF… KONYALı EMEKLI: “SABAHA KADAR BEKÇILIK YAPıYORUM”   15:15   YARGıTAY’DA YSK ÜYELIĞI IÇIN SEÇIM BAŞLADı, ILK TURDA SONUÇ ALıNAMADı, SEÇIME YARıN DEVAM EDILECEK   14:14   MURAT ÇALıK, ÖNCE İZMIR ŞEHIR HASTANESI’NE ARDıNDAN KATIP ÇELEBI ÜNIVERSITE HASTANESI’NE SEVK EDILDI   13:12   ÖZGÜR ÖZEL’DEN HRANT DINK MESAJı: "TÜM GERÇEKLER ORTAYA ÇıKANA, TÜM SORUMLULAR YARGıLANAN KADAR UNUTTURMAYACAĞıZ"   13:05   TRUMP’TAN GRÖNLAND MESAJı: “NOBEL VERILMEDIYSE, ARTıK BARıŞı DÜŞÜNME GIBI BIR YÜKÜMLÜLÜK HISSETMIYORUM; ABD ÇıKARLARıNı ÖNCELEME ÖZGÜRLÜĞÜM VAR”   12:24   CHP’LI KıŞ: İKTIDAR ‘KRIZ VAR’ DIYEREK OVP’YI ŞIŞIRDI, VATANDAŞTAN FAZLA VERGI TOPLADı; EMEKLIYE, ÇALıŞANA, ÇIFTÇIYE VERMEDIĞI PARAYı FAIZE ÖDEDI   10:55   MERSIN’DE ZABıTA’DAN SAĞLıK OPERASYONU: 300 KILO SUCUK VE ÇIĞKÖFTEYE EL KONULDU!   22:01   TARSUS, YEREL YÖNETIMLERIN ZIRVE BULUŞMASıNA EV SAHIPLIĞI YAPTı   18:57   “MERSIN’IN CARETTALARı TARIHI ZAFERLE PARLADı: BAŞKAN SEÇER TRIBÜNDE, MSK PARKEDE ŞOV YAPTı”   18:50   “TALAT DINÇER’DEN ÇARPıCı ÇıKıŞ: MADEN KEŞIFLERI GERÇEKTEN YENI MI, YOKSA YASAYLA Mı GÜNDEME GELDI?”   15:56   ULUSLARARASı ALıCıLAR MERSIN’DE BULUŞTU: 10 MILYON ÜRÜN SATıŞı GERÇEKLEŞTI   13:50   “ADA’DAN ÇARPıCı UYARı: TUTUKLU AILELERINE SAHTE OPERASYON MESAJLARıYLA DOLANDıRıCıLıK TUZAĞı”   10:42   SURIYE ORDUSU RAKKA’DA KRITIK PETROL VE GAZ SAHALARıNı ELE GEÇIRDI: FıRAT BARAJı KONTROL ALTıNDA!   10:35   “TARıM ALARM VERIYOR: GIRDI FIYATLARı ÇIFTÇIYI İCRAYA, TÜKETICIYI RAF KRIZINE SÜRÜKLÜYOR”   10:20   “CUMHURBAŞKANLıĞı BÜTÇESI AŞıLDı: 2026’DA %35 ARTıŞLA REKOR ÖDENEK!”  
 
     
 
 
image

Okunma : 1180  Tarih : 12.12.2025  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan  Kara.

Tutum, Yatırım ve Yerli Malları Haftası

TUTUM, YATIRIM VE YERLİ MALLARI HAFTASI
  Çoğunuzun bildiği gibi her yıl; 12-18 Aralık tarihleri arasında “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” kutlanır.
  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; 12 Aralık 1929’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde ,“Ulusal Ekonominin geliştirilmesi, yerli malları kullanmanın bu gelişmeye yapacağı olumlu katkılar ve tutumlu olmanın hem gerekliliği hem de önemi” üzerinde yaptığı konuşma nedeniyle 1946 yılında “Yerli Malı Haftası” kutlanmaya başladı.
  Daha sonraki yıllarda, bu haftanın adı “Tutum, Yatırım ve Türk Malları” haftası olarak değiştirildi.
  Bizlerin çocukluğunda ve ilk gençlik yıllarımızda; bu hafta başlayınca tamamı yerli üreticilerimizin ürettiği ürünleri okulumuza getirir, sınıfça eşit olarak paylaşıp tüketirdik.
  Hemen arkasından öğretmenlerimizin hafta ile ilgili yaptıkları konuşmaları dikkatle dinler ve anlayıp uygulamaya çalışırdık.
  Daha sonraki yıllarda; bu haftayı, yerli ürünlerimiz yerine ithal ürünleri tüketerek kutlamaya başlayınca bence, haftanın eski önemi kalmadı.
  Kendi topraklarımızda ürettiğimiz ürünlerin tohumlarını bile ithal eder duruma geldik çünkü.
  Başkalarından aldığımız tohumlarla yaptığımız yerli üretimi de plansız programsız yapınca bugün, 12 yıl önce domates fiyatları yükseldiğinde yazmış olduğum bir yazıyı sizlerle paylaşma gereği duydum.
  DOMATES GÜNLERİNE DOĞRU
  53 yaşındayım. Yaklaşık 40 yıldır, ülkemdeki gelişmeleri yakından izlerim.
  Özellikle 35 yıldır. Her geçen gün garipliklerin arttığını gördüğüm halde gene de izlemeyi sürdürenlerdenim.
  Bu gariplikleri yalnızca uzaktan bakıp izleyenlerden değil ayrıca çözüm önerileri de sıralayabilenlerden biriyim.
  Yazımızın başlığına yerleşen "domatesle başlayalım" diye düşündüm.
  Domates bir sembol aslında.
  Buradaki domates yalnızca domatesi değil aynı zamanda diğer sebzeleri ve meyveleri de temsil etmektedir.
  Bugün domateste yaşananlar yarın patlıcanda, elmada.... yaşanabilir çünkü.
  Her mevsimde istediğimiz kadar domatesi üretebileceğimiz bir ülkemiz olduğu gibi üreteceğimiz domatesleri, yılın her gününde neredeyse belirli bir ücretten tüketebilecek koşullarımız da var.
  Bu iş öyle sanıldığı gibi zor bir iş de değil üstelik.
  İlkbahar, yaz, sonbahar mevsimlerinde, ülkemizin  çeşitli yerlerinde, tarlada yetişen sebzeleri üretebiliyoruz. Aynı sebzelerimizi kış aylarında da seralarımızda üretmekteyiz.
  Bundan sonrası, ülkemizin tarım politikalarının doğru belirlenmesine bağlı.
  Mevsimlere göre hangi bölgeye ne kadar domates, ne kadar patlıcan, ne kadar biber, ne kadar salatalık vb. ekileceği konusunda çiftçilerimizin yönlendirilmesine bağlı.
  Böylece hem üretici daha çok ürünle daha çok gelir elde edebilir hem de tüketici fazla fiyat farkı yaşamadan alış veriş yapabilir.
  Yoksa üretici yaz aylarında domateslerini tarlada çürümeye terk etmeyi sürdürür, hanımlarımızda kış aylarında "altın günleri" yerine "domates günleri" yapmaya başlar.
  Tarım ve hayvancılık için çok elverişli ülkelerden biri olduğumuz halde, hayvancılığı yok edip dışarıdan canlı veya cansız et almaya başlayan biz, çok yakında "dışarıdan domates alma başarısını(!)" da gösteririz herhalde.
  Nasıl ki bir tarım ülkesi olmakla birlikte, dışarıdan tohum alacak kadar zevkliysek, nasıl ki köylülerimiz, kuş gribini sonbaharda otların ilk çıktığı birkaç hafta, tavuklarını kümesten dışarıya çıkarmayarak önlediği halde bizler binlerce tavuğu katlederek yok etmeyi başardıysak bunu da yapabiliriz.
  Nasıl ki, pamuk ovası olan Çukurova'da pamuk üretimini, buğday deposu olan Konya Ovası'nda buğday üretimini yok ettiysek, inanın bunu da başarabilecek güçteyiz.
  Ormanlarımızı, yerleşim yerleri açmak için yakıp dışarıdan kereste almayı başaran bir toplumuz biz.
  Kanalizasyonlarımızı; ırmaklarımıza, denizlerimize boşaltacak kadar seviyoruz doğayı.
  Doğal güzelliklerimize Hidroelektrik Santralleri kurabilecek kadar akıllı değil miyiz?
  Hayvanlarımızı, eziyet ve tecavüz edecek kadar seven bireyleri barındıran bir toplum değil miyiz?
  Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizde, bu denizlere akan onlarca akarsuyumuz olduğu halde, "Su akar, deli bakar" sözünün gereği için bile olsa aklını başına toplaması gereken, bu suları değerlendirip küresel ısınma nedeniyle susuz kalma korkusu yaşamaması gereken bizler değil miyiz?
  Zenginlerin altın günlerine karşı, açların domates günlerine doğru yönelmemizin nesi garip?(10.12.2013)
 




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 







  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
  YAZARLAR
 


 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
altioksiyaset.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA