10 Şubat 2026 Salı


18:22   DÜNYA BAKLIYAT GÜNÜ MERSIN’DE GÜÇLÜ MESAJLARLA KUTLANDı: BAKLIYAT GELECEĞIN GıDASı   16:14   CHP GRUP TOPLANTıSı... ÖZGÜR ÖZEL: "İKTIDARA BOZUK TOHUM MESUT’LA GIDILMEZ, ZEYDAN’LA, MANSUR YAVAŞ‘LA, EKREM BAŞKAN’LA GIDILIR"   16:13   HATIMOĞULLARı’NDAN FIDAN’ıN "SURIYE AYAĞı BITTIKTEN SONRA IRAK AYAĞı DA VAR" SÖZLERINE YANıT: "YAPTıĞı BU AÇıKLAMAYı SÜRECIN RUHUNA UYGUN OLARAK GÖRMÜYORUZ"   13:09   EĞITIM SEN GENEL BAŞKANı IRMAK: TÜRKIYE YÜZYıLı MAARIF MODELI, ÖĞRENCILERI VE ÜLKENIN GELECEĞINI KARANLıĞA SÜRÜKLEMEKTEDIR   10:30   PINOKYO’NUN BÜYÜLÜ YOLCULUĞU MERSIN’DE SAHNEYE TAŞıNıYOR: “KUKLACı” YENIDEN PERDEDE!   09:27   MERSIN ROMAN ÖDÜLLERI’NDE EDEBIYAT RÜZGÂRı: 140 ESER ARASıNDAN “HALEP YOLU” BIRINCI OLDU   09:17   AKDENIZ BELEDIYESI’NDEN YEŞIL DÖNÜŞÜM HAMLESI   22:36   BAŞKAN SEÇER’DEN MECLIS’TE NET MESAJ: “6 ŞUBAT’ıN YARALARıNı EL BIRLIĞIYLE SARACAĞıZ   17:54   “BU TABLOYLA ÖVÜNÜLMEZ, UTANıLıR!” EMEKLILERDEN İKTIDARA DEPREM, KONUT VE GEÇIM İSYANı   16:44   MHP’NIN 57’NCI KURULUŞ YıL DÖNÜMÜ... DEVLET BAHÇELI: YEGANE SIYASI IRADE MHP VE CUMHUR İTTIFAKı’DıR   16:42   TBMM’DE ÖĞRENCILERE ISTISMAR DAVASı... ASU KAYA: "BIR ÇOCUK ‘RAHATSıZ EDILIYORUM’ DEDIĞINDE KARŞıSıNA SADECE ADALET ÇıKMALıDıR"   16:34   YENIŞEHIR’IN ‘MIKROIKLIM’ DEVRIMI AYVALıK’TA GÖRÜCÜYE ÇıKTı!   16:28   TOROSLAR BELEDIYESI’NDEN KENT DOKUSUNU KORUYAN MÜDAHALE    14:52   MAĞDUR AILELER TBMM’DE… SEVDA ERDAN KıLıÇ: "BU INSANLAR ACıLARıNı TEŞHIR ETMEK IÇIN DEĞIL, ADALETIN YOKLUĞUNU IFŞA ETMEK IÇIN BU MÜCADELEYI VERIYORLAR"   14:50   EMEP’LI MILLETVEKILERINDEN, BAKAN TUNÇ’A: "EPSTEIN BELGELERINDE ISIMLERI GEÇENLER HAKKıNDA BAKANLıĞıNıZCA BAŞLATıLMıŞ BIR INCELEME VAR Mı?"   14:50   DERVIŞOĞLU’NDAN MESUT ÖZARSLAN’A TEPKI: "SIZE VE PARTINIZE DUYULAN SEVGIYE ISTINADEN OY ALıYORSUNUZ O OYU BAŞKA PARTIYE CIRO EDEMEZSINIZ"   14:48   CHP GRUP BAŞKANVEKILI GÜNAYDıN, "UMUT DAVASı"NıN GÖRÜLDÜĞÜ ANKARA ADLIYESI ÖNÜNDE KONUŞTU: "UĞUR MUMCU CINAYETININ PEŞINI BıRAKMAYACAĞıZ"   17:34   ÜMIT ÖZDAĞ: "ÖCALAN’A ÖZGÜRLÜK ISTEYENLER ÖNCE ŞEHIT KÜÇÜK’ÜN ANNE VE BABASıNA, ’BIZ SENIN EVLADıNı KATLEDEN TERÖRISTLERIN ELEBAŞıNı SERBEST BıRAKACAĞıZ’ DESINLER"   17:32   HAYATıNı KAYDEDEN POLIS MEMURU KESKIN IÇIN TÜVTÜRK ÖNÜNDE AÇıKLAMA: "’ÖLÜRSE ŞEHIT, VURURSA SUÇLU’ DÜZENI SON BULMALıDıR"   17:31   CHP’NIN YENI PARTI PROGRAMı BALıKESIR’DE TANıTıLDı: HAZıR OLUN, BIR DEVRIN SONUNA GELIYORUZ  
 
     
   

CHP Grup toplantısı... Özgür Özel: "İktidara bozuk tohum Mesut’la gidilmez, Zeydan’la, Mansur Yavaş‘la, Ekrem Başkan’la gidilir"


CHP Genel Başkanı Özgür Özel, CHP’den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a tepki göstererek, "İktidara yürüyen partinin doğrusu da olur, yanlışı da olur. Bozuklar ayrılır, sağlamlarla iktidara yürünür. İktidara bozuk tohum Mesut’la gidilmez. Ama Zeydan’la gidilir, Mansur Yavaş‘la gidilir, Ekrem Başkan’la gidilir. Namuslu, çalışkan, Atatürkçülerle, milliyetçilerle, muhafazakârıyla, solcusuyla, Kürt’ü ile Türk’üyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, dürüst insanlarla, cesur insanlarla gidilir" dedi.

 

Tarih : 10 Şubat 2026 Salı 16:14   Okunma : 468

CHP Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin grup toplantısında gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. CHP'den istifa eden Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan'a tepki gösteren Özel, şöyle konuştu:

"Bu iktidar milletin huzurunu bozdu, ekmeğini küçülttü ve bunun sonucunda son girdiği seçimlerde de ilk kez yenildi. Biz ilk girdiğimiz seçimde ki öyle söz vermiştik demiştik ki 'Nasıl rahmetli Ecevit 1970'lerde partisinin başında girdiği ikisi yerel ikisi genel dört seçimden de partisini birinci çıkardıysa ben de partinin genel başkanı olursam bir seçimden birinci çıkmazsam görevimi bırakacağım partiyi kurultaya taşıyacağım.' Beş ay sonra ilk sınava girdik, Allaha şükür hepinizin emeğiyle, büyük gayretleriyle 47 yıl sonra partimizi birinci parti yaptık. Erdoğan'ı da partisinin başında ilk kez yenilgiyle tanıştırdık.

Eskiden şöyle diyordu Devlet Bey' 'Geçmiş Türkeş'in yerine 30 yılı bulacak, sürekli yenilecek hala duruyor. Hadi var mısın bu seçimlerden birinci çıkamayan partisini bıraksın.' Dönüyor Kemal Bey'e söylüyordu diğer siyasi rakiplerine söylüyordu. Bu sene geçen sene seçimlerden birinci çıkmadı hiç ağzını açmıyor. Hiç görevi bırakmaktan bahsetmiyor. Tabii Türkiye'nin yüzde 65'ini kazandık. Ege'nin tamamını kazandık. Her bölgede belediyesi olan tek parti olmayı başardık. Tabii Ankara'da yıllarca iki belediye, geçen seçim döneminde 2019'da üç belediye seçimden hemen önce dört belediye olan sayımızı 16'ya çıkardık. Hakkını teslim etmek lazım. O süreci Ankara Büyükşehir Belediye Başkanımız Mansur Yavaş'la, bazen elindeki anketlerle günde dört kez beş kez koşa koşa gide gelerek aday belirleme sürecinde birlikte oturduk, örgütümüzü dinledik. Kimi yerde anket yaptık, kimi yerde özel çalışmalar yürütüldü. Ama kimsenin inanmadığı bir şey oldu. CHP üç belediyeden yukarıya çıkamaz denilen yerde 16 tane belediyeyi kazandık. Bunlardan bir tanesi de Keçiören Belediyesi'ydi.

"Başta Mansur Başkan ve 14 belediye başkanımız herkes şahit"

Keçiören Belediye Başkanı hakkında görev süresi boyunca pek çok iddia gündeme geldi. Kendisini defalarca üç kez özel gündemle genel merkezimize çağırdım. Ve dedim ki 'Bu iddialar var, buna ne diyorsun?' Kendisi, ben dedim ki 'Eğer bir kabahatin varsa şimdi söyle bizim yolsuzluk yapanla işimiz olmaz. Türkiye bize umudunu bağlamış. Eğer korktuğun bir şey varsa bunu bize söyle ve gereğini yap.' Dedi ki 'Söylenenlerin tamamının iftira asla yolsuzluğa, hırsızlığa bulaşmadığını', öyle yeminlerle... Burada başta Mansur Başkan ve 14 belediye başkanımız herkes şahit. Her birimize her sorana öyle büyük büyük yeminlerle çocuklarını yeminlere katarak, ailesini o berbat yeminlere ispatlara katarak, her şeyi söyleyerek inkar etti, üç gün öncesine kadar. Sonra her taraftan gelen bilgiler, AK Parti'yle gizli görüşmeler yaptığı, buraya geçecek olduğu, sonradan öğreniyoruz ki örneğin Mansur Başkan'a bir belediye meclis üyesi, bir ay önce diyor 'Bana teklif etti, ben AK Parti'ye geçersem benden gelir misin' diye. İsmi belli cismi belli, günü belli. Sürpriz bir şahit grup var buna. Ve öğreniyoruz ki çarşamba günü AK Parti'ye katılacak. Telefonlar açılıyor. İl Başkanı'nın telefonlarını açmıyor, arkadaşlarının telefonlarını açmıyor. Şehirden kaçıyor. En yakınları 'Evet katılıyor' diyorlar. Ve bunun üzerine kendisine, bir gün önce telefon açıyorum. Bin bir tane yemin. 'Deme böyle dediğim' övgüler bana. 'Sen Atatürk'ten sonra partinin başına gelmiş en büyük lidersin' diye başlayan kendisine 'sinkaflı yakıştırmalarla ben öyle haysiyetsiz miyim öyle nokta noktamıyım, böyle bilmem ne miyim falan.' Ertesi gün telefonları kapatıyor.

"Seni doğuran annen utanır. Her lafa annesini karıştırdığı için"

Ve bunun üzerine de kendisine telefonla ulaşamadığım için mesaj atıyorum. O mesajları ki efendim 'Anneme küfretti.' Haşa. Seni doğuran annen utanır. Her lafa annesini karıştırdığı için. Onun dışında ne söylediysem kişilik tespitine yöneliktir. Aileye yönelik bir kastım varsa Allah cezamı versin. Ama benim birileri oradan bir de yalandan diyor 'Milli değerlerimize sövdü. Şuna sövdü. Kutsal değerlerimize sövdü. Aileme sövdü.' Birini ispatla işte mahkeme orada. Ama bakın benim değil, onun sızdırdığı ben bunu sızdıracak olsam ona göre konuşurum değil mi? Hani çok korkacağım, çok utanacağım mesajlaşmaya bakın. CHP Genel Başkanı nerede birileri nerede? CHP nasıl bir parti birileri nasıl parti? Aleyhimizde sızdırılan ve güya mahkemeye verilecek belge. 'Öyle bir yanlışın içindesin ki dün hırsız dediklerinin, alçak dediklerinin, sana hırsız diyenlerin, sana saldıranların koynuna girmeye kalkıyorsun. Onlar seni anlatıyor oğlum. Bir kusurun varsa, bir hırsızlığın varsa ben bunu zaten hazmetmem ama seni hırsızlığınla hazmedenlere gidiyorsan zaten yanlış yoldasın.' Şimdi bunlar benim utanacağım ve onun kanıtları. Aramızda geçen konuşmaların ona söylediklerimin ve onun söylediklerinin onun sızdırdığı dökümleri. 'Sen bana geldin ve dedin ki Genel Başkan'ım bende hata yok, kusur yok, yalan atıyorlar, iftira atıyorlar, sakın inanmayın bana güvenin. Ben kul hakkı yemedim, ben rüşvet yemedim, ben hırsızlık yapmadım' dedin. Ben de sana inandım. Şimdi sana inanmayanlara güya sana iftira atanlara teslim oluyorsun. Ya da onlara giderek bana yalan attığını aslında hırsız olduğunu itiraf ediyorsun. Ben buna inanmak istemiyorum. Ben o gün gözleri ateş gibi parlayan ve inandığını söyleyen Mesut'u görmek istiyorum ama anlıyorum ki o Mesut da yalanmış. Anladım ki sen hırsızmışsın. Ve hırsızlığını bilenlerle, görenlerle uzlaşarak kendini kurtarmaya çalışıyorsun. O zaman sen layığını bulmuşsun. Şunu bil Mesut bana benim odama gelip gözlerin çakmak çakmak doğru dürüst konuşan ve 'hırsızlara, ranta, rüşvete bulaşmadım' diyen Mesut lazım. O Mesut beni kandırdıysa o Mesut'un yolu açık olsun. Asla ve asla benim hırsızla, yolsuzla işim olmaz. AK Parti'nin işi olur. O seni bağrına basan, senin hakkında suç duyurusunda bulunanlar o söylediklerini yutar. Bizde böyle bir şey olmaz. Devir hırsızların devri değil, devir Ak Parti'nin devri değil, o devir bitiyor. Devrimiz başlayınca yalvarsan da yakarsan da seni affetmem bu vakitten sonra. Dönsen de affetmem. Sen hırsız, yolsuz, alçak olduğunu itiraf ettin şu anda. Bu laflara söyleyenlere sığındığını, seni savunanlara sırtını döndüğünü tercih ettin sen. Madem hırsızdın niye bizi oyaladın. Yolun açık olsun. Ama gün gelecek devir dönecek elime düşeceksin o gün sana acırsam namerdim.

"Ankaragücü böyle bir utanmazlığın değil, Atatürk’ün partisinin arkasında"

Bunlar Mesut Bey'in telefonundan aldığı ve mahkemeye vereceğini söylediği basına yolladığı yazışmalar. CHP Genel Başkanı'nın iki kişi arasında gizli kalacağını bilerek ve onun sızdırdığı yazışmalardaki hırsızlığa, yolsuzluğa tutumu ve Ak Parti'nin yaklaşımı ortadadır. Şimdi burada şahitler var. Hani diyor ya 'Genel Başkan bana onu yazdı bunu yazdı da ondan parti değiştiriyorum yoksa değiştirmeyecektim.' Cümle alem biliyor, hepimiz biliyoruz da burada Ankaragücü'nün Gecekondu, Sol Açık ve Bekar Evi Çocukları diye üç tribün grubunun liderleri ve önde gelenleri burada. Kendileri bize 'Meclis'e üç bin kişiyle girmek istediklerini' söylediler. Ancak bu kadarını Aylin Hanım, Ankara milletvekilleirmiz sokabildi. Bütün ajanslara açıktır, tribün liderleri burada ANKA, AA, DHA, İHA bahçede kendileriyle konuşabilirsiniz. Tribün liderlerine daha dün bu iş ortaya çıkıp da bu rezalet patlayıp da 'millet bizi kınayacak onu mazur görecek' diye düşünüp pazar günü aldığı garantiye güvenip, diyor ki 'Çarşamba günü AK Parti grubuna katılıyorum. Ankaragücü olarak yanımızda durun. Her ihtiyacınızı karşılayım.' Tribün liderine diyor ki 'Sana da ayrı alayım.' Buyrun yapın röportajı son dakika verin. Ankaragücü tribün liderlerine sorun. Çarşamba günü geçerken arkasında CHP’den bir kibrit çöpü götüremeyeceğini biliyor. Sanki şanlı şerefli, Atatürk’ün kulübünü, göğsünde Atatürk’ü onurla taşıyan kulübü parayla satın alacağını düşünüyor. Kendine slogan atsınlar diye adam tutmaya çalışıyor. Oysa Ankaragücü böyle bir utanmazlığın değil, şerefli geçmişinin arkasında durmaktadır; Atatürk’ün partisinin arkasında.

"Bu tosuncuk da milletin helal oylarını almış, kaçmaya kalkıyor"

Şimdi burada iki husus var çok konuşulan. Bu tosuncuk var ya tosuncuk. Hani bir tosuncuk milletin paralarını aldı, kaçtı. Bu tosuncuk da milletin helal oylarını almış, kaçmaya kalkıyor. Şimdi AKP Meclis Üyesi Fatih Ünal. 20 - 207.871, 864,115.777 ve 115.780 sayılı dosyalarda ihaleye fesat karıştırma ve çeşitli suçlamalarla bunun hakkında suç duyurusunda bulunmuş. Osman Gökçek, Ankara Milletvekili. 115.707 dosya numarasıyla bunun hakkında suç duyurularında bulunmuşlar. Ben kendisini cuma akşamı aradığımda bana şöyle dedi; ‘Öyle yapmam, o kadar…’ ‘Bir tweet at.’ ‘Pazartesine bir işim var, onu beklesem olmaz mı?’ dedi. Dün kendisinin dönemi ile ilgili müfettiş görevlendirildi, soruşturma izni verilip verilmemesine dair. Eski Keçiören Belediye Başkanı Turgut Altınok da diyor ki ‘Parti değiştirmek için kapı kapı gezen Keçiören Belediye Başkanı.’ Diyor ki ‘Mesela parti değiştirme uğruna birilerine yaranmak için peşkeş çekilen otoparkın üstünde ışık ve ses gösterili su meydanının ihalesi nasıl oluyor da bir firmaya gidiyor?’ Yani ‘Bizim partiye geçmek için kapı kapı geziyorsun ve bunun için ihaleyi bizden birine, AK Parti’den birine tek başına veriyorsun’ diyor. Ben defalarca sordum. Bu PORTAŞ falan diyorlar. Bu PORTAŞ kaç kere denetlendi. Ne müfettişler geldi, gitti. Ama PORTAŞ'ta olmayan ama kendisinde olan, kendinin korktuğu ya da bu topuklu Efe de vardı ya, adam herkese aynı şeyi söylüyor. Direnenler, aslanlar gibi yatıyor Zeydan Başkan gibi yatıyor, çıkıyor. Öbürü topuklayıp AK Parti‘ye kaçıyor. AK Parti‘ye soruyorum: Bunun hakkında Turgut Altınok’un, Osman Gökçek‘in ya da Fatih Ünal’ın söyledikleri iftiraysa bu iftira siyasetinde suçüstü yakalandınız. Değil mi? Mesut, temiz bir adamsa iftirada suçüstü yakalandınız. Bu iftiralar doğru, bu iddialar doğru, Mesut kirliyse o zaman adam kirliyken operasyonla tehdit edip aynı Aydın gibi size gelince bunu temizleyecek kadar haysiyetsiz bir siyasetin içindesiniz. Haydi bakalım Tayyip Bey yarın edin anonsu, takın rozeti. İftira atan haysiyetsizliğinin mi, hırsız size gelince aklama haysiyetsizliğinin mi itirafını yapacaksın? Tak rozeti göreyim. İki sahtekarla, iftirayla, yalancı şahitle, karalamayla bu iktidar yolculuğunun önüne geçemezsiniz. Şu kadar net. Karşınızda ana muhalefetin lideri açıkça söylüyor. İki gerçekten birini itiraf edeceksiniz. Suçüstü yakalandınız. Bu Mesut‘la bir iş çevirmeye kalkarken bütün çevirdiğiniz işlerde ve bundan sonra yapacağınız siyasette kendinizi açığa verdiniz. Buradan millet bunların ne olduğunu görsün.

"Verilen bütün kararların sorumluluğunu alıyorum"

Bugün birkaç köşe yazarı yazmış; ‘Efendim aday gösterenler öz eleştiri yapmayacak mı, bilmem ne yapmayacak mı?’ Bakın, bir özeleştiri yapılacaksa hepsini ben yapacağım. Hepsi bana ait. Neden? Her şehri ayrı ayrı çalışmışız. 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmışız. Belediyelerin yüzde 65’ini almışız. ‘Alınmaz’ denilen yerlerde rekorlar kırmışız. Ondan sonra bir tane bozuk tohum, bir tane kırık parça, bir bilmem ne yapınca ağzınızı açacaksınız, bir grup… Geçmişte başka partilerde siyaset yapıp, ay yıldızlı al bayrağın altında onun renklerinin Türkiye İttifakı'nda buluştuğumuz muhafazakar demokratları, milliyetçi demokratları, olmadık bir şekilde hepsini sanki aynı kötülüğün... Topuklayan Efe bize nereden geldi? Kadın kollarından, gençlik kollarından, milletvekiliğimizden. Gaziantep’te Şehitkamil Belediye Başkanı’nın yedi ceddi CHP’li. Bu işin sağcısı solcusu değil, bu işin namuslusu ve namussuzu var. Verilen bütün kararların sorumluluğunu alıyorum. Yüzde 65 belediyeyi alınca konvoy yapacaksın, halaya duracaksın...

"Bozuklar ayrılır, sağlamlarla iktidara yürünür"

Bir tane bozuk tohum parça kırınca dönüp ‘özeleştiri, özeleştiri’ yapacaksın. İktidara yürüyen partinin doğrusu da olur, yanlışı da olur. Bozuklar ayrılır, sağlamlarla iktidara yürünür. İktidara bozuk tohum Mesut’la gidilmez. Ama Zeydan’la gidilir, Mansur Yavaş‘la gidilir, Ekrem Başkan’la gidilir. Namuslu, çalışkan, Atatürkçülerle, milliyetçilerle, muhafazakârıyla, solcusuyla, Kürt’ü ile Türk’üyle, Alevisiyle, Sünnisiyle, dürüst insanlarla, cesur insanlarla gidilir. Haydi Başkanım, yürüyelim iktidara."






Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!





  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
  YAZARLAR
 


 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
altioksiyaset.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA