22 Ocak 2026 Perşembe


17:03   KARTALKAYA OTEL YANGıNı FACIASıNıN 1. YıLı... CHP GRUP BAŞKANVEKILI EMIR: "TURIZM BAKANı MEHMET NURI ERSOY, YARGıLANACAKTıR, YARGıLANMADAN BU DOSYA KAPANMAYACAK"   17:02   ÜMIT ÖZDAĞ: "MILLI BIRLIĞIMIZI EN FAZLA ZEDELEYEN HUSUSLARıN BAŞıNDA IKTIDARıN MUHALEFETE KARŞı UYGULADıĞı DÜŞMAN CEZA HUKUKU GELMEKTEDIR"   17:01   TURAN TAŞKıN ÖZER’DEN "SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK" AÇıKLAMASı: "TÜM KURUMLARıN ELINI TAŞıN ALTıNA KOYUP IVEDI KARARALAR ALMASı GEREKIR"   16:55   AK PARTI GRUP TOPLANTıSı... CUMHURBAŞKANı ERDOĞAN: KIMSE BENIM KÜRT KARDEŞIMIN IRADESINI IPOTEK ALTıNA ALAMAZ, KÜRTLERIN TEK TEMSILCISIYMIŞ GIBI KONUŞAMAZ   12:36   MERSIN BARO BAŞKANı ÖZDEMIR: “TÜRK BAYRAĞı’NA YAPıLAN ALÇAK EYLEMI LANETLIYORUZ”   12:33   TOROSLAR BELEDIYESI’NDEN EVLERE UZANAN SOSYAL DESTEK   12:24   MERSIN BELLEK OFISI KENT MIRASıNı GELECEK NESILLERE TAŞıYACAK   19:20   “AKDENIZ BELEDIYESI’NDEN BÜYÜK DOKUNUŞ: MAHALLELER YEPYENI PARKLARLA BULUŞTU”   19:01   “MERSIN DEVLET OPERA VE BALESI’NDEN VERDI’NIN ÖLÜMSÜZ RIGOLETTO’SU SAHNEDE”   18:30   MERSIN BÜYÜKŞEHIR’DEN GENÇLERE ÜCRETSIZ FIZIKI YETERLILIK KURSU: HAYALLERE GIDEN YOL AÇıLDı   18:02   “ÇUKUROVA KITAP FUARı’NDA YEREL KALEMLERDEN TARIHI DAYANıŞMA”   16:30   ÖZGÜR ÖZEL’DEN BAHÇELI’YE EMEKLI AYLıĞı ÇAĞRıSı: “ÖNERGEYI SEN VER, BIZ KAYıTSıZ ŞARTSıZ SENIN DEDIĞIN IYILEŞTIRMEYE DESTEK VERECEĞIZ”   16:27   ÖZGÜR ÖZEL’DEN ERDOĞAN’A ÇAĞRı: "6 ŞUBAT’TA GEL BIRLIKTE GIDELIM HATAY’ıN SOKAKLARıNı GEZELIM, VAR Mı CESARETIN?"   16:26   SUAT ÖZÇAĞDAŞ: "TÜRKIYE’DE ÖĞRETMEN YETIŞTIREN OKUL KALMADı, HER ŞEYI KURUTTUĞU GIBI BU IKTIDAR ONU DA KURUTTU"   16:23   TEPAV: SGK’YA KAYıTLı ÇALıŞAN SAYıSı AYLıK BAZDA YÜZDE 3,3 AZALARAK 26 MILYON 78 BINE GERILEDI   16:21   İBB SOĞUKTA BIN 657 EVSIZI SıCAK YUVALARıNDA AĞıRLADı   13:37   MESİAD BAŞKANı ADNAN GÜNDOĞDU’DAN TARIHI ÇAĞRı: ÇUKUROVA ULUSLARARASı FUAR VE KONGRE MERKEZI, MERSIN’I KÜRESEL LIGE TAŞıYACAK   13:18   MHP GRUP TOPLANTıSı... BAHÇELI’DEN ÖZGÜR ÖZEL’IN EMEKLI AYLıKLARıYLA ILGILI AÇıKLAMASıNA YANıT: "SIZIN ÖNERGENIZE DESTEK OLMAYıZ"   13:17   NURHAYAT ALTACA KAYıŞOĞLU, ÇIFTE VATANDAŞLıK VE İSLAMOFOBI BAŞLıKLARıNDA ALMANYA’DA BIR DIZI TOPLANTı GERÇEKLEŞTIRDI   09:03   “SILIFKE’DE ÇOCUKLAR İÇIN YENI NESIL KAMPÜS: EĞLENCE, EĞITIM VE GÜVEN BIR ARADA”  
 
     
 
 
image

Okunma : 150  Tarih : 11.12.2024  E-Mail : fatihberkil@hotmail.com

 
Ramazan  Kara.

Tutum, Yatırım ve Yerli Malları Haftası

  TUTUM, YATIRIM VE YERLİ MALLARI HAFTASI
  Çoğunuzun bildiği gibi her yıl; 12-18 Aralık tarihleri arasında “Tutum, Yatırım ve Türk Malları Haftası” kutlanır.
  Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün; 12 Aralık 1929’da, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde , “Ulusal Ekonominin geliştirilmesi, yerli malları kullanmanın bu gelişmeye yapacağı olumlu katkılar ve tutumlu olmanın hem gerekliliği hem de önemi” üzerinde yaptığı konuşma nedeniyle 1946 yılında  “Yerli Malı Haftası” kutlanmaya başladı.
  Daha sonraki yıllarda, bu haftanın adı “Tutum, Yatırım ve Türk Malları” haftası olarak değiştirildi.
  Bizlerin çocukluğunda ve ilk gençlik yıllarımızda; bu hafta başlayınca tamamı yerli üreticilerimizin ürettiği ürünleri okulumuza getirir, sınıfça eşit olarak paylaşıp tüketirdik.
  Hemen arkasından öğretmenlerimizin hafta ile ilgili yaptıkları konuşmaları dikkatle dinler ve anlayıp uygulamaya çalışırdık.
  Daha sonraki yıllarda; bu haftayı, yerli ürünlerimiz yerine ithal ürünleri tüketerek kutlamaya başlayınca bence, haftanın eski önemi kalmadı.
  Kendi topraklarımızda ürettiğimiz ürünlerin tohumlarını bile ithal eder duruma geldik çünkü.
  Başkalarından aldığımız tohumlarla yaptığımız yerli üretimi de plansız programsız yapınca bugün, 11 yıl önce domates fiyatları epey yükseldiğinde yazmış olduğum bir yazıyı sizlerle paylaşma gereği duydum.
  DOMATES GÜNLERİNE DOĞRU
  53 yaşındayım. Yaklaşık 40 yıldır, ülkemdeki gelişmeleri yakından izlerim.
  Özellikle 35 yıldır. Her geçen gün garipliklerin arttığını gördüğüm halde gene de izlemeyi sürdürenlerdenim.
  Bu gariplikleri yalnızca uzaktan bakıp izleyenlerden değil ayrıca çözüm önerileri de sıralayabilenlerden biriyim.
  Yazımızın başlığına yerleşen "domatesle başlayalım" diye düşündüm.
  Domates bir sembol aslında.
  Buradaki domates yalnızca domatesi değil aynı zamanda diğer sebzeleri ve meyveleri de temsil etmektedir.
  Bugün domateste yaşananlar yarın patlıcanda, elmada.... yaşanabilir çünkü.
  Her mevsimde istediğimiz kadar domatesi üretebileceğimiz bir ülkemiz olduğu gibi üreteceğimiz domatesleri, yılın her gününde neredeyse belirli bir ücretten tüketebilecek koşullarımız da var.
  Bu iş öyle sanıldığı gibi zor bir iş de değil üstelik.
  İlkbahar, yaz, sonbahar mevsimlerinde, ülkemizin çeşitli yerlerinde, tarlada yetişen sebzeleri üretebiliyoruz.
  Aynı sebzelerimizi kış aylarında da seralarımızda üretmekteyiz.
  Bundan sonrası, ülkemizin tarım politikalarının doğru belirlenmesine bağlı.
  Mevsimlere göre hangi bölgeye ne kadar domates, ne kadar patlıcan, ne kadar biber, ne kadar salatalık vb. ekileceği konusunda çiftçilerimizin yönlendirilmesine bağlı.
  Böylece hem üretici daha çok ürünle daha çok gelir elde edebilir hem de tüketici fazla fiyat farkı yaşamadan alışveriş yapabilir.
  Yoksa üretici yaz aylarında domateslerini tarlada çürümeye terk etmeyi sürdürür, hanımlarımız da kış aylarında "altın günleri" yerine "domates günleri" yapmaya başlar.
  Tarım ve hayvancılık için çok elverişli ülkelerden biri olduğumuz halde, hayvancılığı yok edip dışarıdan canlı veya cansız et almaya başlayan biz, çok yakında "dışarıdan domates alma başarısını(!)" da gösteririz herhalde.
  Nasıl ki bir tarım ülkesi olmakla birlikte, dışarıdan tohum alacak kadar zevkliysek, nasıl ki köylülerimiz, kuş gribini sonbaharda otların ilk çıktığı birkaç hafta, tavuklarını kümesten dışarıya çıkarmayarak önlediği halde bizler binlerce tavuğu katlederek yok etmeyi başardıysak bunu da yapabiliriz.
  Nasıl ki, pamuk ovası olan Çukurova'da pamuk üretimini, buğday deposu olan Konya Ovası'nda buğday üretimini yok ettiysek, inanın bunu da başarabilecek güçteyiz.
  Ormanlarımızı, yerleşim yerleri açmak için yakıp dışarıdan kereste almayı başaran bir toplumuz biz.
  Kanalizasyonlarımızı; ırmaklarımıza, denizlerimize boşaltacak kadar seviyoruz doğayı.
  Doğal güzelliklerimize Hidroelektrik Santralleri kurabilecek kadar akıllı değil miyiz?
  Hayvanlarımızı, eziyet ve tecavüz edecek kadar seven bireyleri barındıran bir toplum değil miyiz?
  Üç yanı denizlerle çevrili ülkemizde, bu denizlere akan onlarca akarsuyumuz olduğu halde, "Su akar, deli bakar" sözünün gereği için bile olsa aklını başına toplaması gereken, bu suları değerlendirip küresel ısınma nedeniyle susuz kalma korkusu yaşamaması gereken bizler değil miyiz?
  Zenginlerin altın günlerine karşı, açların domates günlerine doğru yönelmemizin nesi garip?(10.12.2013)




 
  YAZARIN ARŞİVİ
 
 
 
  YORUMLAR
 
 
  YORUM YAZIN
 
Adınız Soyadınız :

Yorumunuz :

Güvenlik Kodu : Güvenlik Kodu
Kod :

 







  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
  YAZARLAR
 


 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
altioksiyaset.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA