Okunma : 237
Tarih : 3.02.2026
E-Mail : mehmed.ok33@gmail.com
Mehmet OK
Kalemler Susmaz, Gerçekler Mutlaka Yazılır….
“Basın, Milletin Müşterek Sesidir.” Mustafa Kemal ATATÜRK…
Kalemler kırılabilir, gazeteler basılmayabilir, ekranlar karartılabilir… Ama gerçeklerin er ya da geç gün yüzüne çıkma gibi bir huyu vardır.
Çünkü basın, yalnızca haber yapan bir meslek grubu değil; toplumun hafızası, vicdanı ve ortak sesidir.
Eskişehir Gazeteciler Cemiyeti 2. Başkanı ve Sakarya Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Hakkı Sağlam’a yönelik gerçekleştirilen saldırı, yalnızca bir gazeteciye yönelmiş bireysel bir şiddet eylemi değildir. Bu saldırı, halkın doğru bilgiye ulaşma hakkına, düşünce özgürlüğüne ve demokrasinin en temel direklerinden biri olan basın özgürlüğüne yönelmiş açık bir gözdağıdır.
Gazeteciyi susturmak isteyen anlayış, aslında toplumun konuşmasını engellemek ister. Çünkü özgür basın; soran, sorgulayan ve kamu adına hesap soran bir vicdanı temsil eder.
Bu durum kimi zaman rahatsızlık yaratabilir; ancak demokrasinin sağlığı da tam olarak bu sorgulama kültürüyle güçlenir.
Ne yazık ki bugün gazeteciler; kalemleri nedeniyle tehdit edilen, saldırıya uğrayan ya da baskıyla karşılaşan bir meslek grubuna dönüşmüş durumda. Oysa gazeteci, toplum adına gerçeğin izini süren kişidir.
Onu susturmak, halkın gözünü ve kulağını kapatmaktır.
Tarih boyunca baskılar ve tehditler, gerçeğin peşinde koşan insanları yıldıramamıştır. Bugün de değişen bir şey yoktur. Çünkü gazetecilik korkuyla değil, cesaretle yapılır. Ve cesaret, baskıyla yok olmaz; aksine büyür.
Unutulmamalıdır ki;
Karanlığı sevenler ışığı hedef alır.
Ancak bir kez yanan ışığı tamamen söndürmek mümkün değildir.
Basın özgürlüğü yalnız gazetecilerin meselesi değildir; toplumun geleceğinin meselesidir. Çünkü bugün susan toplumlar, yarın konuşacak özgürlüğü bulamaz.
Ve bu yüzden bir kez daha hatırlatmak gerekir:
Kalemler susmaz.
Gerçekler mutlaka yazılır.
Ve basın, hiçbir baskı karşısında diz çökmez.