6 Şubat 2026 Cuma


22:17   “ÜÇ YıL GEÇTI, ACı DINMEDI: SEÇER VE ÖZEL 6 ŞUBAT’TA ADıYAMAN’DA”   21:01   BAŞKAN ALI BOLTAÇ ADıYAMAN : “BU ACı UNUTULMAYACAK”   19:40   SILIVRI’DE KRITIK ARA KARAR: ADANA BÜYÜKŞEHIR BELEDIYE BAŞKANı ZEYDAN KARALAR TAHLIYE EDILDI   18:41   ÖZGÜR ÖZEL’DEN DEPREM BÖLGESINDE NET MESAJ: “ATATÜRK’ÜN PARTISI YENIDEN IKTIDAR OLACAK, HERKESI KUCAKLAYACAK”   18:30   “ANAHTAR VERDIK DEMEKLE HAYAT NORMALLEŞMIYOR” NAZLıAKA’DAN 6 ŞUBAT RAPORU: KONTEYNERLERDE KALıCı YOKSULLUK, KADıNLAR VE ÇOCUKLAR EN BÜYÜK BEDELI ÖDÜYOR   15:31   SOL PARTI’DEN KEÇIÖREN SALDıRıSıNA SERT TEPKI: “GERI ADıM YOK, LAIKLIĞI HER YERDE SAVUNACAĞıZ”   15:21   ÖZGÜR ÖZEL’DEN DEPREMIN 3. YıLıNDA ADıYAMAN ÇıKARMASı: “BIZ GARIBAN DEĞIL, GURURLU İNSANLARıZ”   11:01   YÜNLE DOKUNAN SINEMA HAFıZASı MERSIN’DE HAYAT BULDU   10:20   YARıM KALAN BIR BESTE, SONSUZ BIR HATıRA: LAÇIN AKYOL MERSIN’DE MÜZIĞIN KALBINDE ANıLıYOR   10:17   AKDENIZ’DE 8 BIN 500 KONTEYNER HIJYEN KALKANıNA ALıNDı   10:15   DR. MÜZEYYEN ŞEVKIN: “BU ÜLKEDE DEPREM DEĞIL, BILIMSIZLIK VE İHMALLER CAN ALıYOR”   10:09   YUMURTALıK’TA BELEDIYECILIK YALNıZCA HIZMET DEĞIL, VICDAN MESELESI   10:07   OCAK ENFLASYONU DENGELERI ALTÜST ETTI: 2026 İÇIN YÜZDE 20 HAYALI BITTI, FAIZLER YENIDEN YÜKSELIŞTE   01:45   MERSIN’DE GÜVEN MESAJı: İŞ DÜNYASı VE EMNIYET EL ELE   01:01   SEÇER VE ÖZEL, DEPREMIN 3. YıLıNDA HATAY’DA: “BU ACıYı UNUTTURMAYACAĞıZ”   16:51   "SEPIYOLIT MADENI OCAĞı PROJESI’NE" KARŞı EYLEM... URUŞLULAR DERNEĞI BAŞKAN YARDıMCıSı KARATAŞ: "BEYPAZARı VE GÜDÜL OLARAK MADENCILERE VERILECEK BIR KARıŞ TOPRAĞıMıZ YOKTUR"   16:50   SURIYE VE RUSYA ASKERI IŞ BIRLIĞI ÜZERINE GÖRÜŞTÜ   16:49   SÜREÇ KOMISYONUNDA "ORTAK RAPOR" TOPLANTıSı... MURAT EMIR: "ATıLMASı GEREKEN ADıMLARLA ILGILI BÜYÜK ORANDA GÖRÜŞ BIRLIĞI OLDUĞUNU SÖYLEYEBILIRIM"   16:49   CHP’LI BAŞARıR’DAN EPSTEIN BELGELERINE ILIŞKIN TBMM’YE ÇAĞRı: "TBMM BU OLAYA EL ATARAK, BU OLAYLA ILGILI MESAJLARıNı VEREREK TÜM DÜNYAYA SES OLMALıDıR"   15:29   TOROSLAR’ıN DOĞAL YAŞAM ALANı HAYVANSEVERLERDEN TAM NOT ALDı  
 
     
   

Gökhan Günaydın: “Türkiye`de 22 bin hakim savcı var. 5 bini daha dün AKP üyesiyken uydur kaydır sınavlarla cübbe giydirilmiş insanlar"


 CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Ülke Politikaları Vakfı`nın düzenlediği “Modern Hukuk ve Yargının Siyasallaşması” panelinde; “Bugün Türkiye`de 22 bin hakim savcı var. Bu 5 bini daha dün AKP`nin il, ilçe yönetim kurulu üyesiyken uydur kaydır sınavlarla cübbe giydirilmiş insanlar. Yarın CHP iktidarı kurulduğunda herhangi bir şekilde şüpheli, sanık, tanık sıfatıyla mahkemenin karşısına geçtiğimizde ben kürsüde bir tane CHP`li hakim, savcı görmek istemem. İstemem çünkü orası bağımsız olmak zorunda” dedi.

 

Tarih : 20 Ocak 2025 Pazartesi 17:08   Okunma : 405

Haber: ÇAĞATAN AKYOL - Kamera: MEHMET ÇALPAR

(İSTANBUL)- CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, Ülke Politikaları Vakfı`nın düzenlediği “Modern Hukuk ve Yargının Siyasallaşması” panelinde; “Bugün Türkiye`de 22 bin hakim savcı var. Bu 5 bini daha dün AKP`nin il, ilçe yönetim kurulu üyesiyken uydur kaydır sınavlarla cübbe giydirilmiş insanlar. Yarın CHP iktidarı kurulduğunda herhangi bir şekilde şüpheli, sanık, tanık sıfatıyla mahkemenin karşısına geçtiğimizde ben kürsüde bir tane CHP`li hakim, savcı görmek istemem. İstemem çünkü orası bağımsız olmak zorunda” dedi.

Ülke Politikaları Vakfı tarafından bugün “Modern Hukuk ve Yargının Siyasallaşması” paneli düzenlendi. Caddebostan Kültür Merkezi`nde düzenlenen panelin açılış konuşmalarını sırayla vakfın Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Doğan Subaşı, Kadıköy Belediye Başkanı Mesut Kösedağı, İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanı Ekrem İmamoğlu ve CHP Genel Başkanı Özgür Özel yaptı.

Daha sonra İBB Meclisi CHP Grup Başkanvekili Ülkü İnanlı Sakalar`ın yönettiği bir oturum gerçekleştirildi. Oturumda CHP Grup Başkanvekili Gökhan Günaydın, eski İstanbul Baro Başkanı Turgut Kazan, avukat Prof. Dr. Hasan Sınar ve gazeteci-yazar Nur Batur konuşmacı olarak yer aldı.

“Ne AİHM ne de AYM kararlarına uyuyor”

Evrensel hukukun tanımını yapan Günaydın, şunları söyledi:

“Evrensel hukuk, herhangi bir ülkenin iç işine göre, herhangi bir ülkedeki çatışmalara göre değil; insanlığın o ortak ve görkemli yürüyüşünün sonucunda oluşmuş. O birikimle evrensel hukuk oluşmuş. Peki ülkeler bu evrensel hukuku kendi içlerine nasıl aktarıyorlar? Kanunlarla aktarıyorlar. Çıkıyorsunuz, bir parlamento oluşturuyorsunuz. O parlamentoda kanun yapıyorsunuz ve yurttaşa diyorsunuz ki, ‘Bu, sizin uymakla yükümlü olduğunuz bir külliyattır`. Peki, sorun şu. Eğer o kanunlar iç hukuka uygun değilse ne yapacağız? Güvenebileceğimiz bir tek yer var. Anayasa Mahkemesi. Türkiye`de 1961 Anayasası ile getirilmiş bir müessese. Anayasanın evrensel hukuka uygun olduğunu varsayacağız. Anayasa Mahkemesi`nin de çıkan kanunların anayasaya uygunluğunu denetlemesini sağlayacağız. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de bu tüm külliyatın Avrupa müktesebatına uygun olup olmadığını, başka bir deyişle evrensel hukuka uygun olup olmadığını denetleyecek. Bir ülke düşünün. Adı lazım mı, değil mi; siz karar verin. Ne AİHM kararlarına uyuyor ne de Anayasa Mahkemesi kararlarına uyuyor. Biz burada kanundan ve hukuktan söz edebilir miyiz? Maalesef Türkiye`nin içinde bulunduğu durum bundan ibarettir.

“2017 anayasa değişikliği, tek adam devletinin sınırlarını tahkim etti”

Türkiye, 2010`da ve 2017`de, dünyaya istismarcı anayasacılığın en temel özellikleri olarak geçen iki tane önemli anayasa değişikliğini maalesef referandumdan geçirdi. Özellikle 2017 anayasa değişikliği, bugün içinde bulunduğumuz tek parti, tek adam devletinin sınırlarını tahkim etti. Artık memlekette yasama, yürütme ve yargı arasında birbirinden bağımsız ve birbirini denetleme gücü ve yetkisi yerine tüm gücün tek adamda toplandığı, dolayısıyla o ‘şahsım hükümeti`nin geriye kalan her şeyi önemsizleştirdiği ve kendi variyetini memleketin geleceğinden çok daha yukarıda tuttuğu bir yeni sistem ile karşı karşıyayız. Bu bağlamda artık Anayasa Mahkemesi`nin denetimi de kendisinin kurallarına ve kararlarına bizatihi uymamanın ötesinde zaten evrensel hukuka aykırı bir tek adam rejimini anayasal bazda resmileştirmiş bir rejimin savunucusu niteliğine de ister istemez gerilemiş durumdadır. Bu tek adam rejimi diyor ki; tapu müdürüne, emniyet müdürüne, nüfus müdürüne, valiye, bakana, başsavcıya, herkese diyor ki, ‘Ben varım, sen benim kopyalarımdan ibaretsin. Benim kopyam olma özelliğini sürdürdüğün sürece sana burada çeşitli imkanlar sağlarım. Sistemden sen de nemalanırsın. Eğer buna uymaz isen devletin kadife demir yumruktan sen de tadarsın` demek istiyorum.

“Hukuka güvenimi muhafaza etmek istiyorum”

Böylece devletin valisi, hakimi, savcısı, kolluk kuvveti demek hepimizin ihtiyatla kullanması gereken kavramlar hâline geliyor. Ben bir hukukçuyum. Hukuka güvenimi sağlamak, korumak, muhafaza etmek istiyorum. ‘Bu memleketin hakimi, savcısı vardır` lafını, göğsümü kabarta kabarta söylemek istiyorum ama gerçeklere de gözlerimizi kapatamayız. Bugün Türkiye`de 22 bin hakim savcı var. Bu 5 bini daha dün AKP`nin il, ilçe yönetim kurulu üyesiyken uydur kaydır sınavlarla cübbe giydirilmiş insanlar. Ben burada Cumhuriyet Halk Partimizin Sayın Genel Başkanı`nın huzurunda söylüyorum. Farklı düşünmediğimizden eminim. Yarın CHP iktidarı kurulduğunda herhangi bir şekilde şüpheli, sanık, tanık sıfatıyla mahkemenin karşısına geçtiğimizde ben kürsüde bir tane CHP`li hakim, savcı görmek istemem. İstemem çünkü orası bağımsız olmak zorunda.”






Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!





  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
  YAZARLAR
 


 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
altioksiyaset.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA