Milli Dayanışma Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun ortak raporunu hazırlayan yazım ekibi, TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş'un başkanlığında beşinci kez toplandı. Yazım ekibinde bulunan CHP Grup Başkanvekili Murat Emir, toplantı için TBMM Başkanlığı'na gelişinde, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
"SDG ile Suriye hükümeti arasında yapılan anlaşmadan sonra Türkiye'deki sürecin hızlanıp hızlanmayacağı, Selahattin Demirtaş'ın durumu ile kayyumlar konusunun ortak raporda yer alıp almayacağının" sorulması üzerine Murat Emir şunları kaydetti:
"Komisyon çalışmalarının bir an evvel sonuçlanmasında yarar var çünkü komisyondaki bütün siyasi partilerin Türkiye'deki hem bu terörün kalıcı biçimde sonlandırılması için hem de Türkiye'deki demokratikleşme ve hukuk devleti adına atılması gereken adımlarla ilgili büyük oranda görüş birliği olduğunu söyleyebilirim. Elbetteki siyasi partilerin kendi tutumları, kendi raporları, durdukları yerler var ama aradaki mesafeler de oldukça azalmış durumda. Her bir konu için tek tek ayrıntı vermek doğru olmaz ama buradaki uzlaşı bütün hakkında olacak. Yani şu maddelerde anlaşıldı, bunlarda anlaşılmadı şeklinde değil o raporun bir bütün olarak değerlendirilmesi ve bütün olarak oylanması son derece önemli. Bu nedenle biz bu ayrıntıların şu anda paylaşılmasını çok yerinde bulmuyoruz.
Ama şunu söyleyebilirim, özellikle terörün sonlandırılması ve demokratikleşmeyle ilgili çok fazla farklar olmadığını, partilerin birbirine yakınsadığını söyleyebilirim. Bahsettiğiniz konularda da Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulması, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına uyulması bizim öteden beri en önce söylediğimiz, ısrarla vurgulardığımız, üzerinde durduğumuz hususlar. Ben bunun da bir sorun olmadan gerçekleşeceğini umuyorum. Çünkü hukuk devletinde, anayasal bir devlette Anayasa Mahkemesi kararlarına uyulmaması veya Anayasa açıkken AİHM kararlarına uyulmaması zaten düşünülemez. Bu yönüyle Sayın Demirtaş'ın çoktan tahliye edilmiş olması, Ahmet Özer'in çoktan görevine iade edilmiş olması, bununla birlikte Can Atalay'ın çoktan gelip Meclis'te milletvekilliği görevine başlamış olması veya Tayfun Kahraman'ın çoktan evine dönmüş olması gerekirdi. Umuyorum ki kısa sürede komisyon görevini tamamlar, çerçeve raporunu yazar ve bu rapor sonucunda da Meclis, Adalet komisyonu başta olmak üzere Meclis üstüne düşen görevi yapar ve Türkiye'de atılması gereken adımlar ivedilikle atılabilir."