4 Şubat 2026 Çarşamba


16:51   "SEPIYOLIT MADENI OCAĞı PROJESI’NE" KARŞı EYLEM... URUŞLULAR DERNEĞI BAŞKAN YARDıMCıSı KARATAŞ: "BEYPAZARı VE GÜDÜL OLARAK MADENCILERE VERILECEK BIR KARıŞ TOPRAĞıMıZ YOKTUR"   16:50   SURIYE VE RUSYA ASKERI IŞ BIRLIĞI ÜZERINE GÖRÜŞTÜ   16:49   SÜREÇ KOMISYONUNDA "ORTAK RAPOR" TOPLANTıSı... MURAT EMIR: "ATıLMASı GEREKEN ADıMLARLA ILGILI BÜYÜK ORANDA GÖRÜŞ BIRLIĞI OLDUĞUNU SÖYLEYEBILIRIM"   16:49   CHP’LI BAŞARıR’DAN EPSTEIN BELGELERINE ILIŞKIN TBMM’YE ÇAĞRı: "TBMM BU OLAYA EL ATARAK, BU OLAYLA ILGILI MESAJLARıNı VEREREK TÜM DÜNYAYA SES OLMALıDıR"   15:29   TOROSLAR’ıN DOĞAL YAŞAM ALANı HAYVANSEVERLERDEN TAM NOT ALDı   14:54   ÖNDER AKSAKAL: "SDG/YPG’NIN KENDINI FESHETMEDIĞINI SÖYLEYEBILIYORUZ"   14:53   TOKİ MAĞDURU VATANDAŞTAN ÖZGÜR ÖZEL’E: "BIZIMLE OLUN, YARDıMCı OLUN. NEYE IMZA ATTıĞıMıZı BILELIM"   14:51   İYİ PARTI GRUP TOPLANTıSı... DERVIŞOĞLU: "ANADOLU HUZURA, BINLERCE TÜRK’ÜN, KÜRT’ÜN VE BEBEKLERIN KATILI İMRALı CANISI, UMUDA DEĞIL, MEZARA KAVUŞUNCAYA KADAR BIZ BURADAYıZ"   14:50   6 ŞUBAT DEPREMLERININ ÜÇÜNCÜ YıLı… KAHRAMANMARAŞ’TA EĞITIMDE YAŞANAN SORUNLAR DEVAM EDIYOR   12:20   JEOLOJI MÜHENDISLERI’NDEN 6 ŞUBAT’ıN 3. YıLıNDA SERT UYARı: “BU BIR KADER DEĞIL, YÖNETIM KRIZI”   11:51   DILEK İMAMOĞLU’NDAN SERT TEPKI: “AILEMI SIYASI HESAPLARA ALET ETMEYIN!”   10:10   TARSUS’TA ÜRETICININ YOLU YENILENDI: KARABUCAK CADDESI ASFALTLANDı, ULAŞıM NEFES ALDı   10:05   ANAMUR’DA DERS SEÇIMI MANEVI KAZANCA DÖNÜŞTÜ: KUR’AN-ı KERIM HEDIYESIYLE ANLAMLı BULUŞMA   09:22   GENÇ İŞSIZLIĞINE KARŞı GÜÇ BIRLIĞI: AKDENIZ’DE “GENÇ ADıMLAR KARIYER YOLU” BAŞLADı   09:19   MERSIN ROMAN ÖDÜLÜ’NDE REKOR BAŞVURU: 140 ESER ARASıNDAN “HALEP YOLU” BIRINCI SEÇILDI   01:10   “GROSERI’DEN RAMAZAN’A ÖZEL İFTAR: ALıŞVERIŞI BIRLIK SOFRASıNA TAŞıYOR”   16:06   CHP GRUP TOPLANTıSı... ÖZGÜR ÖZEL’DEN EPSTEIN BELGELERINDE ADı GEÇEN MÜCAHIT ÖREN’E TEPKI: LAYıĞıNı BULACAKSıN IFTIRACı   16:05   MUSTAFA DESTICI’DEN, EPSTEIN OLAYıNA ILIŞKIN AÇıKLAMA: "ÇOCUKLARA DOKUNANıN YAŞAMA HAKKı OLMAMALıDıR"   16:04   KIEV’I ZIYARET EDEN NATO GENEL SEKRETERI RUTTE: UKRAYNA’YA DESTEK DEVAM EDECEK   15:01   KADıGIL, KıZıNıN ISTISMARA UĞRADıĞıNı IDDIA EDEN ANNEYI ZIYARET ETTI... KADıGIL’DEN BAKAN TUNÇ’A: “BELEDIYE BAŞKANLARıNı TUTUKLAMAKTAN VAKIT BULUP TECAVÜZCÜLERLE ILGILENMEYE ZAMANıN OLACAK Mı?”  
 
     
   

Murat Çalık’ın annesi hastane bahçesinde nöbette: “Feryadımı duyun”


İki kez kanser tedavisi gören ve cezaevinde sağlık durumu ağırlaşan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık için ailesi tahliye çağrısında bulundu. Hastane bahçesinde bekleyen annesi Gülümser Çalık, " Nöbet tutmaya devam edeceğim ve bu hastane bahçesinden hiç gitmeye niyetim yok. Burada kalmayı düşünüyorum" diye konuştu.

 

Tarih : 19 Temmuz 2025 Cumartesi 18:27   Okunma : 558

İki kez kanser tedavisi gören ve cezaevinde sağlık durumu ağırlaşan Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık için ailesi tahliye çağrısında bulundu. Hastane bahçesinde bekleyen annesi Gülümser Çalık, " Nöbet tutmaya devam edeceğim ve bu hastane bahçesinden hiç gitmeye niyetim yok. Burada kalmayı düşünüyorum" diye konuştu.

Mehmet Murat Çalık, 1999 yılında akut lösemi tedavisi görmüştü. Daha sonra kanser tedavisi iki kez tekrarlanan Çalık’ın sağlık geçmişi, tutukluluk koşullarında yeniden gündeme geldi. 

Cezaevinde sağlık durumu giderek kötüleşen Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık’ın durumu kamuoyunda endişe yaratıyor. Daha önce iki kez kanser tedavisi gören ve tutukluluğu sırasında lenfoma şüphesiyle ameliyat edilen Çalık, sonrasında cezaevinde fenalaşarak anjiyo olmuştu. Ailesi, doktor raporlarına rağmen tahliye edilmeyen Çalık için çağrıda bulundu. 

Mehmet Murat Çalık’ın ailesi, yaşanan sağlık sorunları karşısında seslerini duyurmak için kamuoyuna ve yetkililere çağrıda bulunuyor. Tutuklu bulunduğu süreçte rahatsızlanan ve hastaneye kaldırılan Çalık’ın, Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde yapılan tetkiklerinde lenfoma nüksü şüphesi belirlendi. Yapılan kemik iliği biyopsisinde ise değerlerin kritik eşik olan “4-5” düzeyinde olduğu belirtildi. Ancak hastanenin raporuna rağmen Adli Tıp Kurumu (ATK), tüm tetkiklerin yeniden yapılmasını isteyerek Çalık’ın İzmir Şehir Hastanesi’ne sevk edilmesine karar verdi. 

“O rapor nasıl değişti?” 

Çalık’ın ablası Sema Koçhan, hastanede detaylı tetkikler yapıldığını ve riskin ciddi boyutta olduğunun belirtildiğini hatırlatarak, ATK’nın raporunda değerlerin “3-4” olarak yazılmasına tepki gösterdi.

Koçhan, ANKA Haber Ajansı'na yaptığı açıklamada, şunları söyledi:

“Biz Murat Başkan’la birlikte 15 gün kadar Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ndeydik. Her gün bir tahlil ve tetkik yapıldı. Kemik iliği biyopsisi alındı ve orada çıkan raporda kemik iliği biyopsisinin 4-5 olduğu, zaten sınırın 6 olduğu söylendi. 4-5’te nüksetme riskinin çok yüksek olduğu belirtildi. Zaten onu da biliyorsunuzdur; boynundan da bir kitle alındı. O da doktorların ifadesiyle 'başlangıç'mış. Yani ilerlemiş vakası farklı bir şeye evrilebilirdi. Hadi onu atlattık, kemik iliğinin sonucu da belliydi, raporda da yazıyordu. Fakat Adli Tıp’a giden raporda -sonradan bunu televizyonda, sosyal medyada gördüm- oradaki raporda değerin 3-4 olduğu yazıyor. Biz şok olduk, şaşırdık. Elimizde zaten hastanenin rapor bilgileri var. Neden bu 3-4 olarak yazıldı? Çünkü kardeşime orada herhangi bir muayene yapılmadı. Sadece Adli Tıp’a gitti, görsel olarak bakıldı. Tahlil, bir tetkik yapılmadı. Neye göre 3-4 yazıldı? Akıllara zarar. Ve biz de bunu soruyoruz. Neden bu tahlil burada değişti? Değeri değişti? 

Ve ben bu sefer diyorum ki;  bizi tekrar şehir hastanesine yolladılar, biz Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde neden o zaman yattık? Oradaki profesörlerin, hocaların yazdığı raporu yok saydığınız yerde o hastaneyi de yok saymış oluyorsunuz. Biz tekrar kemik iliği biyopsisinin alınmasını asla istemiyoruz. Çünkü çok ağrılı bir işlem bu. Kendi de zaten biz yanına girdiğimizde, bize bir görüş ayarlanmıştı hastanede, 'abla çok acıdı' dedi o kemik iliğinin alındığı yer. Onu istemiyoruz. Ve artık sesimizin duyulmasını... Ben hâlâ ve ısrarla soruyorum: Bu Adli Tıp’ta bu rapor nasıl 3-4 olarak kayda geçti, merak ediyorum. 

Biz bu sürece baştan beri 'hasta' diye değil, 'hastalığı nükseder' diye yaklaştık. Ve o aşamadayız. Hâlâ neyi araştırıyorlar, neyi soruşturuyorlar bilmiyoruz. Sadece vicdana sığınıyoruz. Vicdan diyoruz, merhamet diyoruz. Asla kötü bir şey söylemiyoruz. Diyoruz ki  'Allah’ım, sen dualarımızı kabul et.' Allah’a sığınıyoruz. Başka sığınacak hiçbir şeyimiz kalmadı artık.” 

Avukatlara sınırlama getirildi 

Aile üyeleri ayrıca, hastane odasına sadece iki avukatın girişine izin verilmesine de tepki gösterdi. Yeşim Koçhan, “Biz şu anda gerçekten çok aciz bir durumda kaldık, oradan oraya, oradan oraya sürüklenmekten... Allah’ın adaletine güveniyoruz, tıp doktorlarına da güveniyoruz. Adalet Bakanı’na merhamet diyorum. Onu doğru kararlar vermeye davet ediyorum. Çünkü kardeşimin İzmir Araştırma Hastanesi’nde çıkan ve 4-5 sınırında olan kemik iliğinden alınan tetkik değeri, Adli Tıp raporunda 3-4 olarak değiştirilmiş. Aklımız almıyor. Yani böyle bir şey nasıl yapılır? Bu hangi vicdana sığar? Herkesi merhamete davet ediyorum. Bu yaşadıklarımızı Yüce Rabb'im kimseye yaşatmasın diyorum. Çünkü bizler vicdanlı insanlarız, merhametli insanlarız, ahlaklı insanlarız. O yüzden kardeşimin bir an önce doğru şekilde, doğru kararla evine gelmesini istiyoruz. Kardeşim çok zayıfladı. Her tarafı morarmıştı, perişan bir vaziyetteydi. Ve 18 değil, 25 kilo... 25 kilo kaybetti benim kardeşim. Sağlığıyla beraber bir an önce evine dönmesini diliyorum Yüce Rabb'imden. Avukatlar da dediler ki, iki avukat sınırlaması getirmişler. İkiden fazla avukat da giremiyor yanına. Bu neyin kısıtlaması? Kardeşimin ne suçu var onu da bilmiyoruz. Bu neyin kısıtlaması? Biz kardeşimi görürsek ne yapabiliriz?  Allah’ın adaletine sığınıyorum” ifadelerini kullandı. 

"Feryadımı duyun" 

Murat Çalık’ın annesi Gülümser Çalık ise hastane önünde nöbet tutmaya devam edeceklerini belirtti. Gülümser Çalık, yaşadıklarını şöyle anlattı:

“Durumla ilgili şaşkınım. Birdenbire görüş günümüzde alıp götürdüler onu. Üzgünüm, şaşkınım. Neden yani? Daha önce yattığı hastanede olan işlemleri tekrar burada yapmanın bir anlamı yok ki. Oğluma sadece acı veriyorlar. İstemiyorum. Oğlum günden güne zayıflıyor. Bu da bir anne olarak bana dokunuyor. Yani ben ne yapacağımı da şaşırmışım. Adalet Bakanı’na yalvarıyorum, vicdan diyorum, insaf diyorum. Bu oğlumu bir an önce inceleyip cezasını kesip eve göndersinler. Çocukları var, günah. Ben bir anne olarak çok üzgünüm. Çok üzgünüm, çok üzgünüm. Feryat ediyorum, başka da bir şey demiyorum. Görmem engellendi. Göremeyeceğim onu daha. Bir ümit, buralarda bekliyordum, görüyordum onu. Şimdi görme de yok, göremeyeceğim. Görüş günüm de yok. Ne zaman göreceğim de belli değil. Tabii ki bir anne olarak bu beni çok üzüyor. Bugün 11’inci kata çıktım ama görme imkanımın olmadığını söylediler. Yani bu da beni çok fazla üzdü ve indim o hastanenin bahçesine. Feryadımı duysunlar. Nöbet tutmaya devam edeceğim ve bu hastane bahçesinden hiç gitmeye niyetim yok. Burada kalmayı düşünüyorum, çıkana kadar... Çıkana kadar buradayım. Onların da anneleri var, evleri var, aileleri var. Bak, gelinim rahatsızlandı, gelemedi. 12 yaşında bir torunum var. O da babasını istiyor yanında. Onların da çocukları var. İnsaf diyorum, vicdan diyorum, feryadımı duyun diyorum.”






Paylaş :
Etiketler :  

Yorum Ekle comment Yorumlar (0)

Yapılan yorumlarda IP Bilgileriniz kayıt altına alınmaktadır..!





  GÜNCEL HABERLER

 
  FLAŞ HABER
   
  YAZARLAR
 


 
  EN ÇOK OKUNANLAR
  • Bu Ay
  • Bu Hafta
  • Dün
  • Bugün
 
 


  SOSYAL MEDYA


  GAZETELER
 
 

 







mersinerji.com
ANKA Haber Ajansı
Abonesidir

 
 
ANASAYFA İLETİŞİM KÜNYE HABER ARŞİVİ GİZLİLİK İLKELERİ

 
Siteden yararlanırken gizlilik ilkelerini okumanızı tavsiye ederiz..!
altioksiyaset.com © Copyright 2017-2026 Tüm hakları saklıdır..! İzinsiz ve kaynak gösterilemeden yayınlanamaz, kopyalanamaz, kullanılamaz..!

URA MEDYA